Kendini büyük görenle kendine tutkun olan, mutluluğa kavuşmak için yanlış yol tutmuş olmalarına karşılık, mutluluğun mümkün olduğuna inanırlar; ama nasıl olursa olsun sahroş olmak isteyen, unutmaktan başka çıkar yol bulunmadığına inanmış demektir.
En muazzam tarihsel dönemlerde dahi insanların bir hafta ya da bir ay sonra hayatta olacaklarına dair bir garanti var mıydı? Çağımızın belirsizliği aslında bize en önemli dersi, yani nihai ölçütlerin herhangi bir ilişki anına dair dürüstlük, bütünlük, cesaret ve sevgi olduğunu vermiyor mu? Zaten bu olmadığı takdirde geleceği inşa etmekten bahsedemeyiz; buna sahip olduğumuzdaysa geleceğe güvenip onu kendi akışına bırakabiliriz.