İnsanlık adına gideceksen, inandığın bir şey uğruna gideceksen seni tutmam. Fakat köleler içinde bir köle olmak için gitmek istiyorsan, karşında olurum. Insan bir amaç uğruna kendinden vazgeçebilir, fakat başkalarının çılgınca fikirleri uğruna değil.
•─────────────────────•
Geçmiş, geçmiyor..
Ne kadar geçmişe gömülürse gömülsün unutamadığım o kadar çok şey var ki.
Hatırladıkça acı veren. Animsadıkça farkında
olmadan reflekslere girdiğim. Unutmak için
çaba sarfettiğim. O kadar çok ki. Kafamda
sürekli milyonlarca şey dolanıyor. Hepsiyle tek
tek konuşuyorum. Kavga ediyorum. Hepsine
yetecek vaktim bol nasıl olsa. Her birine
yeter serzenişlerim. Bazılarına saldırıyorum.
Utanıyorum bazılarından. Gülüyorum
kimilerine. Kaçıyorum bazılarından. Bazıları
üzeri kabuk bağlamış yaralar gibi. Üzerinden
mevsimler geçmiş nice yaralar var içimde.
İyileşmesine bir türlü izin vermiyorum. Acı
veriyor hepsi. Yeniden açılıyor. Kaniyor.
Üzerine bir tutam tuz ekliyorum. Kaniyor.
Acıyor.. O kadar yüz var ki aklımdan silemediğim. O kadar insan var ki yüzünü görmeyip düşlerimde yaşattığım. Bu insanlar hayatıma girdi mi yoksa ben mi kurguluyorum
bilmiyorum. Öyle yasak şehirler var ki bu
şehirde. Her bölgenin içimde saklı hikâyesi.
Tanıdık yüzler, tanıdık mekânlar. Her
metresine acıları kazıdığım öyle yerler var
ki... Olayların geçtigi zamanlardaki yüzler
ifadelerini hiç bozmadan aynı yerlerde
bekliyormuş gibi geliyor. Zaman o anda
durmuş sanki... Benim dışımdaki tüm
yaşananlar o noktada asılı kalmış gibi..
•─────────────────────•