Sen acıyı biriktirmeyi seversin Olric. Sen biriktirmeyi seversin… Hadi devam et şimdi, Kuru yaprakları… Deniz taşlarını… Gözyaşını… Sorulamamış soruları… Senden kalan sesleri… Yaşanamamış paylaşılmışlıkları… Birlikte harcamak üzere kalbinde biriktirilmiş zamanları ve hüznü… Ve özlemi biriktirmeye.
Duruşları insanın kalp atışlarında yankılanan rengarenk kelimeler de vardır sonra, gerçeğin her yerdeliğine inanmış serinkanlı cümleler, bir ova gibi genişleyiveren sessizlikler, alçakgönüllü paragraflar ve yeryüzündeki konuşmaların ağırlığından oluşmuşa benzeyen her biri birbirinden lezzetli virgüllerle yerli yerine oturmuş noktalar da vardır.
... Bazı günlerin hiç olmadığı olmuş hatta, bazı haftaların hiç gözükmediği, bazı ayların da ne kadar büyük bir umutla beklenirse beklensin oralara hiç gelmediği olmuş.
“sonra içime ve hatta dışıma kapandım. küsmek gibi bir şey. bir çeşit gölge fesleğeni. bir çeşit olmayan hayat. zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. bir yığın insan tanıdım. ama hep yalnızdım.”