"Siz onun bir gece Kudüs’e, oradan semalara gittiğini inanmıyorsunuz? Ben ona her gün semadan vahiy geldiğine inanıyorum da onun semalara çıktığına mı inanmayacağım. Vallahi o ne diyorsa ben hepsini kabul ediyor, hepsine inanıyorum.."
İşte sadâkat budur; işte sıddık olmanın gereği budur. Bu konuşmaları Efendimiz (s.a.v.) duyunca, Hz Ebû Bekir'in sadâkatini onaylayacak ve ona Sıddîk lakabını verecek, artık o kıyamete kadar Ebû Bekir-i Sıddîk diye anılacaktı..
|| İbn Kesîr, Tefsir, II,121