Fatmanur

Bir şifâhi kültürün iliklerine işlediği, sonra da elinden, dilinden, gözünden, kulağından taşıp döküldüğü eski kadına nasıl da câhil denebilir ki, șu siniyi kaplayan örtü, șu öper gibi dizlere çepeçevre temas eden peşkir, şu minderlerin altına serilen sofra yaygısı, bez üstüne nakşedilmiş bu çiçek bahçeleri, zerâfetin zevkin ve mücerret sanatın semboller diliyle konuşur olduğu bir üstün dehâ infilâkı değil de ne idi?
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İhtiyar demek, yol almış, dünyâya gözü doymuş adam demekti. Geçip tükettiği yol boyunca da hemen dâima fazlalıklarını, ayıplarını, noksanlarını atıp, yerine güzellikler, ferâgatlar, olgunluklar koymuş olmalıydı. Halbuki İbrâhim Efendi fethedilmez bir gurur kalesi içine kendi kendini hapsetmiş gibiydi. Ne kendisi dışarı çıkabilir, ne de kimse bu sarp kale bedenine tırmanıp içerisini gözleyebilir, hele zaptetmek kimsenin hatırından geçmezdi.
Sayfa 14·Kitabı okuyor

Fatmanur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.·
161 günde okudu
·
2026 2. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,9bin okunma
İbn Mes'ûd (r.a.) Safâ tepesinde telbiye ediyor ve diline hitâben: - "Ey dil, hayır söyle ki, faydalan. Kötülükten sükût et ki nedâmet etmeden önce selâmet bulasın." dedi.
Sayfa 296·Kitabı okuyor
Din
İbn Ömer (r.a.) diyor ki, Rasûl-i Ekrem (s.a.v.): مَنْ كَفَّ لِسَانَهُ سَتَرَ اللهُ عَوْرَتَهُ وَمَنْ مَلَكَ غَضَبَهُ وَقَاهُ اللهُ عَذَابَهُ وَمَنِ اعْتَذَرَ إِلَى اللهِ قَبِلَ الله عُذْرَهُ "Dilini koruyan kimsenin kusurlarını Allah örter. Gazabına mâlik olan kimseyi Allahu Teâlâ azâbından korur. Allah'tan özür dileyen kimsenin özrünü Allah kabul eder." buyurmuştur.
Sayfa 297·Kitabı okuyor