Fatma Yılmaz

Fatma Yılmaz
@Fatmayildir
Türkçe Öğretmeni
Akdeniz Üniversitesi
Kars
Kars
5 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Hani bazı anlar olur ya, insana kendi bile fazla gelir. Kimseyi görmek, konuşmak istemez. Kimseye tahammül edemez. Oysaki tüm canlıları, insanlar da dahil seviyordur. Fakat hayat öyle şeyler yaşatır, öyle boşluklarda bırakır ki insanı, an gelir o çok sevdiğimiz insanlara bile tahammül edemez oluruz.
Fatma Yılmaz
👍
Reklam
Hiç olmamış mıydın acaba — — bir yanılgı mıydı, seni görmem, düşünmem?
Fatma Yılmaz
⭐️
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Kitap üç bölümden oluşuyor: 1. bölüm Winston' un hayatı; 2. Bölüm sevgilisi Julia ile yaşadıkları; son bölüm ise Winston'un düşünce suçu sebebiyle gördüğü işkence. Gel gelelim olay örgüsüne: Winston partiye, Büyük Bilader'e aykırı düşünen bir kişilik. Düşüncesi haliyle partinin ilkelerine aykırı olduğu için düşünce suçlusu olarak kabul ediliyor. Sonra gizli bir polis tarafından yakalanıp, dostum dediği partinin ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olan bir kişi tarafından işkence görüyor. İşkencede sade manipüle edilmekle kalmıyor, aynı zamanda beyni yıkanıp mazoşist düşünceler zihnine ekiliyor. Üzücü bir distopya örneği...
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Fatma Yılmaz
Güzel bir inceleme olmuş
7/10
·240 syf.··
2019 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2019 21:43
Aslına bakarsak bilimkurgu kitabı okumaya yeni başladım diyebiliriz fakat biraz geç kalmış hissediyorum kendimi. Film ve dizi dalında bilimkurgu hep vazgeçilmezim olmuştur ama konu kitap olunca nedense hiç okumayı düşünmemiştim ta ki Andy Weir’in Marslı kitabına kadar. Kitaba gerçekten bayılmıştım ve sonra Matt Damon’lı filmini yaptılar. Normal şartlarda benim bu filmi çok beğenmiş olmam gerekiyordu ama öyle olmadı, film kötü değildi fakat kitap çok iyiydi. Film de kitaba nazaran karakteri yeteri kadar tanıtamamışlardı ve atlanılan sahneler vardı. Kitaptaysa resmen Mars’ı yaşıyordunuz. O günden sonra bilimkurgu kitapları okumaya da başladım. İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisi de derdime derman oldu diyebilirim. Serinin kaç kitabını okudum bilmiyorum ama hatırı sayılır bir kısmını temin ettim, zulada okunmayı bekiyorlar. Bu seride adı üzerinde klasikleri okuyoruz, yani türün ilk örnekleri. O zamanlar yazarlar yazdıkları hikâyeleri önde gelen bilimkurgu dergilerinde yayınlıyorlarmış. Hatta bu hikâyeler sayesinde popüler olan dergiler bile varmış. Resimli Adam’da sanki bu mantıkla yazılmış gibi içerisinde on sekiz adet makale tarzı hikâye var. Hikâyelerin hepsi çok yaratıcı ve büyük bir ustalıkla yazılmış. Yazarın hayal gücüne hayran kalmadan edemiyor insan. Korku türünde de eserler vermiş kendisi ve bunu kitapta belli ediyor. İlk hikâyeler daha çok bilimkurgu ve gerilim havasında ilerliyor ama sonrasında salt bilimkurguya dönüyor. Aslında ben bu tarz yazılmış kitapları pek sevmiyorum birbirinden bağımsız hikâyeler okumaktansa bütünlüğü olan tek bir kitap okumak bana daha cazip geliyor. Bu şekilde kitabın beni içine çektiğini hissedemiyorum çünkü çekmiyor :) Bundan önce okuduğum Bir Mars Destanı da bu şekilde yazılmış bir kitaptı, sıradaki kitabı seçerken daha dikkatli
Resimli AdamRay Bradbury · İthaki Yayınları · 20171,661 okunma
Fatma Yılmaz
Kaleminize sağlık