Kadinlarin ruhu kaplan pençeleri gibiydi.Sevildiklerinde , kendilerini güvende hissettiklerinde yavrusunu oksayan bir kaplan pencesi gibi yumusacik olabiliyordu.
Yaralandiklarinda ise bir erkegi paramparca edebilecek öfkeyle kasiliyorlardi.
Bütün bunlar bir köpek gibi baglanmam, sevgi ve merhamet dilenmem yüzünden basıma gelmişti.insan denilen yaratıklara ilişkin düşüncelerimin yanlışlıgı yüzünden. Dünyayı aydınlık ve sıcak, merhametli bir yer gibi düşünmem yüzünden. Bütün köpekler saftır zaten.
Oysa şimdi bir kediyim ben : uzak , denetimli, soğukkanlı ve güçlü bir kedi.
İstanbul “istanbul’du işte”.
Zalim, tehlikeli ama bir o kadar da güzel.
O hep sana ihanet eder ama sen yine de onu sevmeye devam edersin.Behçet Kemal bir şiirinde “ istanbul’ u sevmezse gönül aşkı ne anlar ?diye soruyordu.