Çoook beğendim. Son zamanlarda okumaktan hem keyif aldığım hem farkındalığımı bu kadar artıran bir kitap okumamıştım. Yazarın diğer kitaplarına mutlaka bakacağım. Belki bazı okurları çok fazla küfürlü olması rahatsız edebilir. Onun dışında toplumu okuması çok başarılı. Tespitleri, aaa ben de böyle yapıyorum aslında ne kadar yanlışmış diye düşündüren trajikomik şekilde anlattığı günlük hayat anıları MU AZ ZAM. Kadına şiddeti böyle bir dille anlatıp yine de üzmeyi başardığı için kendisini tebrik ediyorum. Ayrıca bir hekim olarak artık refakatçilere daha farklı bir gözle bakacağım, tüm sağlıkçılara ekstra öneriyorum.
İskender palanın dilini çok seviyorum. Kitabında çok fazla ‘eski’ Türkçe, Farsça, Arapça kelime varken bu kadar akıcı yazması takdire şayan. Aslında kelimeyi bilmiyorum ama o cümle içinde o kadar güzel kullanıyor ki biliyormuş gibi oluyorum, tek tek kelime anlamı arayışına girmiyorum. İskender paladan okuduğum üçüncü kitap. Maalesef en az bunu beğendim (katrei matem ve Babil’de ölüm istanbulda aşk bence bu kitaptan daha güzel). Yunus Emre’nin hayatını okumak, dervişlerden bir nebze de olsa feyz almak çok iyi geldi. Hem 1000 sene önce yaşamadığıma sevindim -zorluklardan ötürü- hem de imanımı, teslimiyetimi sorgulayıp biraz üzüldüm. Okuyanları pişman etmeyecek bir kitap, tavsiye ederim.