İki farklı dönem iki ayrı hikaye, peki onları ortak noktada buluşturan şey ne?
Halide'nin hikayesini okurken insan biraz da kendisini sorguluyor, kitaptaki her karakterin haklı ve haksız olduğu noktalara bakarken yazarın nasıl bu kadar gerçek insanlar yazdığını sormadan edemedim.
Tarık Tufan'ın kalemi muhteşem, duyguyu yansıtma biçimi, teşbih sanatını ustalıkla kullanması, eserini altı çizilesi onlarca hayat ifadesiyle donatması okuma zevkini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Hikaye sizi içine çekerken iki satırda bile merak duygusunu müthiş yükseltmeyi başarıyor.
Canfeda konağı, isminin hakkıyla yaşamış bir konak, o konağın sakinleri de bu ismin manasına sıkışıp kalmış sanki. Özellikle de Halide..
Aile bağları, geçmiş ve gelecek, fedakarlık, aşk, ölüm ve daha nice konunun iç içe geçtiği bu akıcı ve hüzünlü ama bir o kadar da hayatın içinden olan kitabı elinizden bırakmayacaksınız.
Hayat hepimize farklı pencereler ve manzaralar sunar, bazılarımız gökyüzüne, denize, yemyeşil bir ağaca bakarken her mevsim bazılarımız, karanlığa, boş bir duvara ya da çekip gidenlerin ardına bakarız. Hadi gelin siz de Halide'nin penceresi nelere şahit oluyor bir şans verin. Keyifli okumalar.