Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, dışarıdan hicbir seyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bir amacın büyüsüne kapılmıştır.
Neden bir brahman olarak, neden bir çileci olarak Benle savaşından sonuç alamadığını şimdi seziyordu Siddharta. Pek çok bilgi, pek çok kutsal dize,pek çok sungu kuralı, pek çok oruç pek çok eylem başarıya ulaşmasını önlemişti. Kibirden hicbir şey görmemişti gözü, her zaman herkesten akıllı, herkesten gayretli biri, her zaman herkesten bir adım ilerde, her zaman bilen, her zamn ruhani biri, her zamn bir rahip veya bir bilge olmuştu. Ben'i iste bu rahipligin, bu kibrin, bu ruhaniligin içine girip sinmiş, burada bir guzel yuvalanmış, burada palazlanıp büyümüş, oysa kendisi oruç tutarak, çile çekerek bu Ben'i öldürdüğünü sanmıştı.
Evet bu zamandaki siyaset, kalpleri ifsad edip asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalp ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı.
Sikke-i Tasdiki Gaybî