Hadi, uyan diyordu sürekli, ben hep buradayım, biliyorsun, uyan da anlamaya çalış niçin hep buradayım. Acı veren bir şey değildi bu, hem de hiç. Sadece her vuruşta yankılanan boş bir sesti. Bu gürültü de gün gelecek, silinecekti kuşkusuz. Her şeyin, sonunda yok olduğu gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şeyden ıstırap çekeceksinizdir, hem de ölçüsüzce: Esintiler size bora gibi görünecektir, dokunuşlar hançer gibi, tebessümler tokat, ıvır zıvır kıyamet gibi... - Şu ki, uykusuz geceler bitebilir, ama sizde bıraktıkları ışık sönmez: Karanlıklarda cezasız kalmadan görülmez, bunun öğrettikleri tehlikesiz bir şekilde derlenemez, güneşten artık hiçbir şey öğrenemeyecek gözler vardır, gecelere hasta olan ve bundan hiç iyileşmeyecek ruhlarda...
Travmatik olaylar yaşandıktan sonra detayları canlıdır. Zaman geçtikçe belirsizleşir, hatta neredeyse unutulur. Bunun sebebi, kişinin zihni ve bedeni normale dönünce travmatik anıları şifreleyen özel stres-salınımlı bilgi maddelerinin değişmesidir. Normal bilinç artık bu anılara erişemez. Bu olguya travmatik amnezi denir. Travmatik anılar hala orada ve etkindir. Bunlar, travma yaşayan kurbanın rüyalarını etkileyebilir ve/veya kendilerini psikosomatik semptomlar olarak gösterebilir. Bu anılar, normal bilinçten dissosiye olmuştur. Psikosomatik ve psikolojik sorunların çekirdeğini oluşturdukları daha derinlere işlemiş fizyolojik seviyelerde şifrelenmiştir. Bu sorunların ciddiyeti, kişinin yaşına, travmatik olayın kendi içinde veya başkalarıyla kabullenildiği ve değerlendirildiği seviyeye, alınan duygusal destek çeşidine ve ne kadar sinsi olduğuna göre değişir.