Kına”, kurban etmenin, kurban etmek için kan akıtmanın simgesidir. Kurban edilecek koyunlara, kurban edileceklerini vurgulamak için, kına yakılır. Benzer şekilde Anadolu’da da, savaşa gönderilen gençlere onları vatana kurban ettiklerini söylemenin bir simgesi olarak aileleri yola çıkmadan önce kına yakarlarmış.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tören ne kadar büyük olursa gelin ve damat da bu tören içinde o kadar edilgen hâle gelirler. Fakat, cinsel bağlamda olduğu gibi sosyal açıdan da, törenin asıl nesnesi kadındır. Tören, bir çift olarak kadınla erkekten ziyade, tek başına kadının, kadın vücudunun, cinselliğinin, erkeğin, erkeğin ailesinin, ve erkeğin ailesi vasıtasıyla toplumun malı hâline getirilmesinin herkesin zihninde pekiştirilmesi görevini görür. Bu yüzden nikahla ilgili kavramlar da hep kadın etrafında inşa edilmiştir.
Sen benim sadece kötü taraflarımı görüyorsun. İyi taraflarıma ve güzelliğime gözlerini kapatıyorsun. Fark etmedin mi? Çirkin dediğin şeyler insanların bende hayran olduğu şeyler."
Dağlıktır bizim oralar, havası sağlamdır, insanları yapılıdır. Ama tutturdu koca ihtiyar gidelim diye buranın hükümetleri değişti. Onca toprak bağ bahçe, köşk hizmetkârlar kaldı oralarda. Sattık, ama yabanlarda harcayıverdi erkeklerimiz. Ne dedikse kâr etmedi. Kadınsınız bilemezsiniz, dediler. Üç oğlum da öldü gitti. Onlar dağ adamlarıydı şehre sığamadılar. Bizim ballar yonca yonca kokardı, ifil ifil eserdi rüzgârlar.