Eyvah! Ne yer ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh u zâr kaldı,
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o hâksâr kaldı,
Bir gûşede târumâr kaldı;
Baki o enis-i dilden,eyvah!..
Beyrut’ta bir mezar kaldı.
Günümüz Türkçesi: "Eyvah! Ne yer ne de sevgili kaldı. Gönlüm ah ve ağlama ile dolu kaldı. Şimdi buradaydı, (ama) elden gitti. Ezelden gelip ebede gitti. Ben gittim, o toprak içinde kaldı. Bir köşede perişan kaldı. Eyvah, o gönül arkadaşından geriye (kala kala) Beyrut'ta bir mezar kaldı."
ABDÜLHAK HÂMİT TARHAN
belirli bir yaşa gelip de artık kendinize özgü bir yaşam tarzına sahip olunca, toplumsal statünüz de yerine oturduktan sonra kendi değerinize dair derin bir kuşku beslemek de başka bir anlamda güç bir şeydir. O güne değin sürdürdüğünüz yaşamın hiçbir anlam taşımadığını, boşa harcandığını düşünmeye başlarsınız. Genç olsam hâlâ değişebilirim diye ümitlenebilirim. Ama benim yaşımda olunca geçmişin tüm ağırlığı üzerinize çöker. Öyle kolayca yenileyemez insan kendini.
terapiste gitmenin bir faydası oldu mu diye soracak olursan, hiç de öyleymiş gibi hissetmiyorum ben. Terapist, adı havalı bir şey ama bir halta yaradığı yok. Seni anlamış gibi bir surat takınarak anlattığın şeyleri ‘Hı hıı’ diyerek dinlemenin bir faydası oluyorsa o kadarını ben de yapabilirim.