Yeryüzünde adalet yok! Zira adalet; üst sınıfta bulunanların, alt tabakadakilerin dizginlerini ellerinde tutmak için uydurduğu bir kavramdan ibarettir. Sadece alt tabakadaki insanların arasında adaletin sağlanması; yine yalnızca alt tabakadakilerin, kavramın mevcudiyetine olan inançlarını sağlamlaştırmak için düzen sahipleri tarafından gerçekleştirilen bir takım illüzyonların olduğunu açıkça gösteriyor."
Geçimsiz, huysuz, yapayalnız bir adamım ben. Şayet ailem yakından koruyan, uzaktan seven davranış biçimini bir mirası teslim alır gibi almasa, bir geleneği sürdürür gibi sürdürmeseydi, hiç kuşku yok ki sevgiye bu denli yabancı olmazdım. Kitapları ve hayvanları sevdiğim gibi insanları da sevebilir, üstelik daha da ileri giderek kendimi sevme cesareti bile gösterebilirdim. İçimde çığlık çığlığa yankılanan serzeniş skalası ya da içi boşaltılamayan bir hınç değil bu. Yalnızca birkaç damla gözyaşı, azıcık da olsa anlaşılma isteği ve bir parça sevgi kırıntısı...
Enes Tayfur. / Yaşama (ma)ya Dair Notlar/
Düşünmek yıkmaktır, kendini yıkmak. Eylemde bulunmak daha az tehlike yaratır, çünkü eylem şeylerle aramıza mesafe koyar, düşünceyse eylemi tehlikeli bir şekilde genişletir.
Dışarıya karşı, durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu bin derdi tek bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir çabaydı.