Mevcut hükümetin vaat ettiği kalkınma planlarının ülkenin gerilemesine sebep olması, yanlış dış politikaları, eğitim ve bilime verilen önemin gittikçe azalması, yeterli istihdamın sağlanamaması, yoksulluğun ve yolsuzluğun çoğalması, bilgi alışverişinde ve yayılmasında sansürlerin arttırılması gibi güçlü etkenler halkın; mevcut hükümete olan inanç ve güveninin sarsılması ile birlikte büyük bir umutsuzluğa kapılmasına neden oluyordu.
Namus kavramı bizler için bacak arasından ibarettir! Oysa bir insanın hayatını mahvetmek de namussuzluğun en büyüğüdür. Bir insanın emeğini yok etmek de, insana hayatı zehir etmek de namussuzluğun en büyüğüydü. Ama bizler hep namusu kadına yükledik. İşte bu yüzden hep bizler kaybettik.