İngiliz yazar iki dünya savaşını da tecrübe etmiş ve dönemin önemli karakterlerini tanıma şansı bulmuştur. Tarihî örnekleri ile başarılı askerî stratejileri açıklamıştır.
Dolaylı tutum düşmana beklediği şekilde yaklaşmamaktadır. Bir düşmana göstere göstere yaklaşır ve onun tahmin edebileceği hamleleri yaparsanız başarılı olma şansınız çok düşüktür. Ancak büyük bir sayısal ve güçsel farklılıkta bu gerçek olur ki bu durumda bile işiniz zordur. Bu nedenle beklenmedik ve yıkıcı bir hamle yapmak için dolaylı bir saldırı(tutum)içerisinde bulunulması gerekir. Yani Strateji ve dolaylı tutumun amacı düşmanı silip süpürmek değil, beklenmedik şekilde karşı tarafı felç ederek işi bitirmektir.
Tarihî deneyimlerin ortaya koyduğu birçok delillere göre, uygar devletlerin yıkılışı, düşmanların doğrudan saldırılarından degil, savaşta yıpranma sonucu doğan iç çöküntüden ileri gelmektedir. Kendini bir boşlukta hissetme, üzüntü vericidir. Bu duygu, kişiler kadar, çok defa milletleri de intihara sürüklemiştir. Çünkü, bunların hiçbiri böyle bir duygunun etkisine dayanamamışlardır. Bununla beraber, zafer serabının arkasından koşarak bütün varlıgını yitirmektense, boşluk duygusuna kapılmak daha iyidir.