Ey nas, ölmeden önce allah'a tövbe ediniz. Fırsat elde iken iyi işlere koşunuz. Allah'ı çok anmak, gizli ve aşikar çok sadaka vermek suretiyle O' unla aranızda ki bağı kuvvetlendiriniz. Böyle yaparsanız, riziklandırılır , yardım görürsünüz, kaçırdiklarinizi tekrar elde edersiniz.
Bir gerçek varsa o da kalplerimizi kaybettiğimiz gerçeği. Bireysel ve bencil yaşamımızda öylesine kaybolmuşuz ki diğerinin acısı bize etki etmez hale gelmiş.
"Davut aleyhisselam oğlu süleyman aleyhisselam-'a şu nasihatlerde bulundu:
" Ey oğlum! Şaka yapmaktan sakın, çünkü onun faydası azdır. Pişmanlık doğurur. Kızmaktan da sakın, çünkü sahibini basitleştirir. Takvaya sarıl, zira takva herhâle galiptir.
İnsanlardan birşey bekleme. Işte bu, hakiki zenginliğin tâ kendisidir . Allah celle celahühü-'nün sana vermeyip başkalarına verdiği nimetlere göz dikmek, senin için bir fakirliktir.
Özür dilemeyi icab ettirecek davranış ve sözlerden sakın!
Nefsini ve dilini doğruluğa alıştır!
Bugünün dünden daha hayırlı olmasına çalış!
Namazını en son namazını kılan kimse gibi kıl!
Aşağı ve bayağı kimselerle ülfet etme!
Kızdığın zamanda bulunduğun yerden ayrıl!
Allah celle celahühü-' nün rahmetinden ümitvar ol!
Çünkü O'nun rahmeti, Her şeyi kuşatmıştır. "
"Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep böyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, Işık söner, herşey darmadağın olur. "