"Benim yalnızca seni ciddiye almama alışmalısın, sevgili dostum. İnan bana, sesinin her tonuna, her jestine, her gülümsemene değer veriyorum. Ama düşüncelerin için bunu yaptığımı pek söyleyemem. Sende ciddiye aldığım, senin özüne ilişkin olan ve sende varlığını mutlaka zorunlu gördüğüm şeydir. Daha başka bir sürü yeteneğin varken, niçin düşüncelerine bu kadar önem verilmesini istiyorsun, bilmem."
“Ben bilgin olarak yaratılmışım, alnıma bilimle uğraşmak yazılmış bir kez. Bilim ise, senin söylediğin gibi 'ayrımları bulup saptama tutkunluğundan' başka şey değildir, bilimin ne olduğu bundan iyi anlatılamaz. Biz bilim adamları için ayrımları saptamaktan daha önemli bir şey gösterilemez; bilim demek, nesneleri birbirinden ayırabilme sanatı demektir. Örneğin, bir insanı başkalarından ayıran özellikleri belirlemek, o insanı tanımaktır."
“Bütün o havalı haline rağmen acı çeken bir adam olduğunu düşünmüştüm. Bir şey bildiğimden değil ama insanın ruh hali yüzüne yansıyor bence. Yüzünde bir acı vardı.”