“İnsan, özünde zorlu bir hikâyenin kahramanıdır ve yaralı da, eksik de olsa, hata da yapsa kahramandır. Yoklukla malul bir varoluşun içinde olmanın ağır yükünü
-hem de yokluğa doğru- taşıyan bu kahraman hikâye-sinin bir kısmını kendi yazar. Kendisinden önce yazılan kısmını yok sayamadığı için hikâyeyi hem yazar hem de ona dahil olur. "Kendi" olmayan ve şimdi olmayanı üzerinden atıp kendi yoluna düzülmekte zorlanır. Yaşamı anlamlandırmak ve hikâyeyi "kendi"nin kılmak ister. Üstelik "eksik" başlamıştır ve uzun bir süre neredeyse çaresizdir. Ona tarif edilmiş kahramanla yaratacağı kahraman arasında hem büyük hem belalı bir mesafe vardır. Çoğu zaman olmak istediğini seçemez, bilemez bile.”
Ben kitaba başlamadan önce sizin inceleme yazılarını üşenmeden okuyorum. Tabi okumaya değer olanları. Siteminizde o kadar haklısınız ki… Ama yine de gerçek okurları unutmayalım. 😇
“Depresyona yatkın kişiler dünyayı mümkün olan en kötümser bir biçimde görür, bu nedenle depresyon yaratabilen deneyimlerini daha sık anımsarlar. Karşılaştıkları insanlar ve mekânlar onlara üzgün ve mutsuz zamanlarını anımsatır. Kısacası, bu insanlar sıkıntılı düşünceler yaratmaya hazır oldukları için depresyona girerler.”