BayX

BayX
Hiç görülmediği gibi bir bilge olmayı istemiş olduğum için, deliler arasında bir deliyim sadece.
“Sen bir yabani değil, lanet olası zavallı bir Nietzsche adamısın. Eğer yapabilseydin bu kızla evlenip yüreğini mutlulukla doldururdun. Ama olmaz işte,yapamazsın. Ne lanet olası bir hicap, ne utanç.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İstediğin zaman ateşe atma cesaretini gösteremeyeceksen ruha neden ihtiyacın var?"
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 20:00
Bilmek mi daha kötü yoksa bilememek mi? Bilemedim. En iyi roman ve en iyi kısa öykü ödülü alan, sonrasında filmi de yapılan bu kitap bana, bazı şeyleri tekrar düşünüp değerlendirmemi sağladığı için yazarına teşekkür ediyorum. İnsanlar arasındaki engellerden en büyüğü kuşkusuz zekâymış. Her şeyin fazlası zarar, azı yetersiz olduğu gibi; zeki olmanında fazlası ve azı bizim için sorun yaratabiliyormuş. Çok zeki olan bir insan, diğer insanlarla iletişim kurarken zorlandığı gibi; zekâ seviyesi çok düşük olan bir insanın da diğer insanlarla iletişimi aynı derecede zordur. Buna karşın; insanların kendi zekasından üstün olanlardan korkup nefret ettiklerini ama kendi zekasından düşük olanlardan hiçte korkmayıp sevdiklerini de öğrendik. Sorgulamayan, itaat eden, bilmeyen ve çok düşünmeyen insanları daha çok severiz çünkü bize sorun çıkarmazlar. Onlara ne istersek yaptırabiliriz. Aksine bilen, sorgulayan ve düşünen insanlara diş geçiremeyiz. Bunun sonucunda belkide biz onlara itaat etmek zorunda kalırız. Kendimizden üstün zekâlı olanları sevmeyip, kendimizden düşük zekâlı olanları sevmemiz belkide bu sebepten. Bir de şunu sorgulamak gerekiyor; Zeka seviyesi düşük olan insanları kendimize eğlence yapmaya bayılıyoruz da, bunları yaparken bizden daha zeki olan insanların olduğunu hiç düşünmüyoruz. Belki üstün zekâya sahip insanlar da bizleri 'eğlence' yapıyorlar da biz farkına bile varamayacak kadar gerideyiz onlardan. Peki, bizden zeki olanlardan nefret ettiğimiz halde neden bizim 'eğlence' yaptığımız düşük zekâlılar bizden nefret edemiyor? Çünkü onlar, bizim eğlencemiz olduğuna farkına varamayacak kadar düşünemiyorlar. Bu onların suçu değil tabiki de. Ama bizler onları 'eğlence' yapabilecek kadar düşünebiliyoruz. İşte bu bizim suçumuz.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2019 172. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2019 11:34
*“Like/ beğendim dijital ‘amin’dir.Like’ı tıklarken iktidar düzenine tabi kılarız kendimizi. Akıllı telefon sadece etkili bir gözetleme aracı değil, aynı zamanda taşınabilir bir günah çıkarma sandalyesidir. Facebook dijitalin kilisesi,sinagogudur.” (Sinagogun kelime anlamı ‘toplantıdır’) . Şeffaflık Toplumu'nda giderek saydamlaştığımızı, her anımızı- her isteğimizi bir sonraki günü düşünmeden paylaştığımızı söylemişti Byung Chul Han. Şeffalaştıkça kendimizi bir panoptikona (bkz: Jeremy Bentham'ın tasarladığı, izlenmese bile izlenildiği hissi veren hapishaneler ki modern yaşamın kendisi için de uygun bir karşılık olabilir) kapatıyoruz. İhtiyacımız haricindeki şeyleri de almak istiyoruz, hatta onlar için çalışıyoruz. Mükemmele ulaşmak için sayıyoruz. Günlük kalorilerimizi, kalp atışlarımızı, adımlarımızı, aldığımız beğenileri, sakinleşmek için aldığımız nefesleri. Çünkü bunu hedefliyorlar. İnternette bir kitap baktığınızda onu sürekli önünüze getiriyorlar, onu alana kadar. Seçmemiz gereken kişileri işliyorlar bize, sevmemiz gerekenleri. Hatta sevmememiz gerekenleri de. Linç ediyoruz onları. Onlar ki tanımadığımız kişiler. Gidip görmediğimiz yerleri eleştiriyoruz. Kapitalizm değil bu, dataizm dönemindeyiz, Big Data bizi izliyor, psikolojinin hedef alındığı ve özgürlüğün sömürüldüğü bir dönemdeyiz. Kaçış yollarını sıralamıyor Byun Chul Han, var olan bir durumu açıklıyor- onunla yaşarken neleri gözden kaçırdığımızı vurguluyor satır aralarında. . Byung Chul Han okumak, her defasında beni rahatsız ediyor. Oldukça huzursuz da hissediyorum. Çünkü çıplak bırakıyor yazdıkları. İçinde bulunduğum zamanı, yakınımdakileri ve en çok da arzularımı sorgulatıyor. Kelimelere takıntılı olmasını seviyorum, bir kelimenin kökeninden nerelere ulaştığını görmek beni şaşırtıyor. Üstten
Felsefe
PsikopolitikaByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20191,046 okunma
Hiçbir kadın cenneti bulmak için bir erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir...🎈