İlk olarak kitabı tavsiye etmemekle başlamak istiyorum :)) kitap ikili cinsiyet üzerinden yazılmış ve fazlasıyla cinsiyetçi bir bakış açısıyla yazılmış gibi geldi bana.. erkekler ve kadınların farklı karakterlere sahip olduğunu ve bunun da biyolojik temellere dayandığını iddia ediyor. Bu iddiayı desteklemek icin bazı çalışmalardan bahsediyor ama değişkenleri yanlış belirledikleri için çalışmalar benim için ikna ediciliğini kaybediyor. Zaten bu kadar genis genellemeler yaparken hata yapmamak mümkün değil gibi... aslında kendisi de bütün genellemeler yanlıştır bu da dahil diyor ama sonuçta ben bu cinsiyetçi genellemeleri okumuş oluyorum...
Yine de ilişkileri ve süreçlerini anlamak üzerine dikkate deger kısımları da yok değildi. Ama bu yönüyle de fazlaca tekrara düştüğünü söylemeliyim.
Benim için biraz hayal kırıklığı oldu kitap... bana bir sey katmadi diyemem ama bazı kısımlarına çok zor katlandım. Aşırı cinsiyetçilikten overdose oldum... feminist okumalar atın üzerime :')
Gelin bir miktar yargı kıralım, seks – vajina – penis diyerek prim kasalım, ne var bu bilgileri okusak da sussak kimselere söylemeden içimize doğru bilgilensek? Ama sen konuşmazsan, ben konuşmazsam, o konuşmazsa nasıl aydınlanacak bu karanlık zihinler? Nasıl kendilerini keşfedecek kadınlar, erkekler? Affedersiniz, erkeklere açık bu sektör, o yüzden incelemem boyunca penise ve erkeklere evin dış direği muamelesi göstereceğim :D bu erkeklerin suçu diye değil, sadece kadınların kendi keşfi olması gerektiğini düşündüğüm için; daha doğrusu ‘öncelikle’ kendi keşifleri olmalı.
İncelememde, seks – vajina – penis – mastürbasyon vs. diyeceğim, bu kelimelerin imledikleri nesnelerle her gün muhatap olup burada okuyunca duyar kasacaklar duyarlarını benden uzakta kassınlar, aksi halde ben onları duyar manyağı yaparım, bilgilerine.. :)
Öte yandan bu inceleme aynı zamanda bir etkinlik incelemesidir, daha önce yapıldı mı bilmiyorum ama bu incelemeyi etkinliğe dönüştürme fikri geldi aklıma, genel olarak cinsellik ve kadın-erkek cinselliği üzerine yaptığım okumalarda bu fikir aklımdaydı, yani Cinsel Sağlık Üzerine Okuma Etkinliği, dolayısıyla sizleri bu etkinliğe davet ediyorum. İnceleme biterken önereceğim kitaplar dahil olmak üzere, siz de bildiğiniz ve önerdiğiniz kitaplarla bu inceleme etkinliğine katılabilirsiniz. Yorum kısmından bildirmeniz yeterli, ayrıca inceleme – alıntılarla da desteklerseniz bilinçlenme konusunda müthiş olur. İnceleme etkinliği süresi sınırsız. Ben ölene kadar açık arkadaşlar, ben öldükten sonra Dora ile devam edersiniz.. :D
Küçüklükten itibaren durmadan kullanmak zorunda kaldığımız (dışkılama için) bir noktada orada olduğunu yadsıdığımız bir organımız var, cinsel organ. Cinsel organ çünkü cinsiyete özgü olarak değişiyor, erkeklerde bu penis iken kadınlarda
İyi rolünün hakkını verir misiniz? :) Sorunun düzeltilmiş hali bu..
Kötülük probleminden bahsedeceğim biraz, evet evet tüm çağların en baş problemi olan kötülükten bahsediyorum.. Hani şu insanların üzerine kocaman bir 'değer dünyası' inşa ettikleri kötülükten.. Ne dünya ama! :)
İnsan sormadan edemiyor, yarattığımız değer yargısı mıdır 'kötü' olan yoksa hakikaten şöyle dışarı baktığımızda öylece karşımızda durur mu kötülük? Peki ya 'iyi' nedir? Hani şu herkesin öve öve bitiremediği, üzerine methiyeler düzdüğü; tevazulu, merhametli, anlayışlı, kıymet bilir, dürüst, cesur, akıllı, 'hatta güzel' sıfatlarını yüklediği iyiden bahsediyorum.
Bu sıfatlar olmadığı zaman bir insanda, burun çevirdiğimiz iyi'den bahsediyorum.
Hepimiz yer yer bu 'iyi' maskelerini takmaz mıyız?
Kısmen bir diyalektik aslında ve biz tüm bu değer yargılarını, tüm sınıflandırmaları iki sözcük üzerinden karakterimize yüklüyoruz, iki sözcükle yaşam kuruyoruz. Bu bizi ikiye bölmüyor mu? Kendinizi hiç bölünmüş hissetmiyor musunuz? Ya da çoğu zaman toplumun onaylamadığı bir davranışı, 'kötü'yü içinizde yaşatmıyor musunuz?
Hadi ama kaçamak cevapların vakti değil, hangimiz birini ölesiye dövmek istemedi? Ya da hangimiz istediğinde ulaşamadığı bir şeyler için 'koşullar olsaydı da ulaşsaydım' diyerek koşullara lanet okumadı? Bir dakika, bu soruya hayır diyecekleri kınıyorum ama :D hangimiz sınav sorularını rüyasında görüp de tam not almak istemedi?
Ah tamam ben de biliyorum herkes rüyasında görse rekabetin, kazanmanın bir anlamı kalmayacak ama herkesten 'bana ne..'
Tam da bu noktada işte 'kötü' kavramı girdi hayatımıza. 'Bana ne' :) güzel bir cevaptır, ekseriyetle güzel bir öğüttür bu iki kelime. Egoizmin hoş bir yansıtılışıdır. Lakin bazen hoş olmuyor, hatta ölümlere sebebiyet veriyor.
Başkasının ölümü