Peki ya romanı aşmış romancılar niçin romanda diretirler hâlâ? Romanın öyle bir büyüleme gücü vardır ki, onu bozmak için çabalayanları bile etkisi altına alır.
Orantılı, dengesinden hoşnut ya da fiyakasından geçilmeyen bir cümlenin arkasında, çoğu zaman, bir ilk evrene ‘duyum’ yoluyla girmeyi beceremeyen bir zihnin rahatsızlığı saklıdır. Üslubun büsbütün bir maske ve itiraf olmasında şaşılacak ne var?
Düşmanlarının argümanlarını kendi hesabına kullanmaya kim cesaret edebilir? Bir varlık için zar zor düşünülebilecek böylesine bir büyüklük, bir halk için asla düşünülemez. Koruma içgüdüsü bireyleri ve toplulukları bozar.