Furkan Çakar

Furkan Çakar
@FurkanCakar
“Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya doğuştan ince bir ruhtur bu ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh.” Nietzsche
İstanbul
35 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·198 syf.··
2025 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 00:05
İlk kez bir kitabı henüz bitirmeden hakkında yazmak istedim. Çünkü her sayfasında altını çizdiğim bir cümleye, durup düşündüğüm bir ifadeye rastlıyorum. Bu kitap, tek solukta okunamayacak kadar derin; ama aynı zamanda bitmesini istemeyecek kadar da akıcı. Her sayfası düşündürüyor, her cümlesi bir iç hesaplaşma başlatıyor. İşte bu yüzden Cioran’ın tarzını çok seviyorum. Anlatımındaki o sade ama etkileyici dil, düşüncelerindeki keskinlik ve cesaret beni hem etkiliyor hem de bana kendi varoluşumu, duygularımı ve yorgunluklarımı sorgulatıyor. Emil Cioran, bu eserinde yaşamın yükünü, insanın varoluşundaki sancıyı saklamadan ortaya koyuyor. Onun kelimeleri, basitçe söylenmiş cümlelerden çok daha fazlası; her biri varlığın temel sorularını gündeme getiriyor. Okurken, her satırda kendimi yeniden tanıdım, bazen yorgunluğumu, bazen umudumu bazense inancımı sorguladım. Kitap, okuyucusunu zorlamadan, yormadan ama bir o kadar derinlemesine düşündüren bir metin. Cioran’ın dili, gösterişten uzak, samimi ve doğrudan. Bu yüzden metin, ruhuma dokundu, çünkü karmaşık duyguları en yalın şekilde ifade ediyor. Doğmuş olmanın sakıncası ne kadar büyük olsa da, bu kitabı okumak o sakıncayı anlamaya ve kabul etmeye bir adım daha yaklaştırıyor. Cioran’ın sözleriyle yüzleşmek, kendi içimdeki çelişkilerle barışmanın kapısını aralıyor. Ve sanırım en önemlisi, bu kitap bana yaşamın ağırlığını reddetmek yerine, onunla birlikte var olmayı öğretti. Çünkü bazen en cesur davranış, sadece var olmaya devam etmektir
Doğmuş Olmanın Sakıncası ÜstüneEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20192,874 okunma
Furkan Çakar
Çok çarpıcı ve esaslı bir analiz 👏
Reklam
“Yalnızlığım bir mutluluk arayışı değil, çünkü yapımda yok mutlu olma yeteneği; hiç kaybetmemiş olanlar dışında kimsenin elde edemeyeceği huzur da değil peşinde koştuğum; bir uyku arayışı benimki, bir silinme isteği, utangaçça bir reddediş.”
Sayfa 542
Furkan Çakar
İrfan denilince aklıma Dostoyevski’den Mevlana’dan önce Pessoa gelir.
Haklı olduğunu bilip ifade edememek, çünkü anlasilamayacagindan emin olmak.... ne dersen de at gözlüğü takmış insanlara kendini ifade edemezsin. Peki bu durumda ne yapmalı? Fikri olan var mı
Furkan Çakar
Yok saymak çok zarif bir intikamdır. (Anonim) Görmezden gelin, ses etmeyin, cevap vermeyin. Sessizlik herkesi mahveder. (Darwin)
Cana bağımlı olan şu tenin vay haline ve tene bağımlı olan şu canın vay haline!
Sayfa 92
Hayat ve İnsan
Furkan Çakar
Özleri birbirine uzak et ile tırnak…