Furkan Rasim

Furkan Rasim
@Furkanrasim
Öğrenci
Makine Mühendisliği-İÜ
İstanbul
27 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sağlıklı İletişim Eğitimi
10/10
·199 syf.··
2020 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2020 21:31
Daha önce seminerlerine katılma şansınız olduysa ya da televizyon, internet gibi araçlarla bir sohbetine denk geldiyseniz Doğan hocanın çok tatlı bir üslubu olduğunu biliyorsunuzdur. Kitapta da Doğan hocanın o tatlı üslubu hissediliyor. Adeta onun sesini duyuyorum okurken satırları. Zaman zaman kendi pişmanlıkları yer alıyor, zaman zaman kendi taktir edilesi davranışları... Örneklerle, yaşanmışlıklarla desteklenmiş bir kitap olarak teorik öğretileri hayatınıza entegre etmenizi kolaylaştırıyor. Aile hayatı, iş hayatı, yönetim-halk ilişkisi, anababa-çocuk ilişkisi, eşlerin ilişkisi açılarından ayrı ayrı olaylar gözlemleniyor ve yorumlanıyor.En hassas nokta ise kimseye kızmadan herkesi anlamaya çalışarak aynı zamanda objektif bir inceleme ile gelecekte,bundan sonrasında ne yapılmalı sorusunun cevabını vermesi olmuş. İletişim nasıl başlar? İletişimde hangi durumlarda karşı tarafa ne gibi mesajlar iletilir? Sevgi nedir? Sevgi nasıl gösterilir? Dinlemenin önemi iletişimde nedir? İnsanı insan yapan değerler nelerdir ve bu değerler nasıl oluşur? Gibi pek çok sorunun cevabını Doğan hocamız çok rahat anlaşılabilir biçimde "İletişim Donanımları" kitabında aktarmış. Çok fazla psikolojik eğitim kitapları okumamış biri olarak şunu söyleyebilirim ki kitap çok anlaşılır,çok net bir anlatım tarzı ile hazırlanmış. Her yaştan her meslekten insanların okuyabileceğini ve çok verim alabileceğini içtenlikle söyleyebilirim. Kendi tembelliğim sebebiyle kitabı bitirmem biraz zaman aldı.Ancak "İletişim Donanımları" tek oturuşta dahi bitirebileceğiniz şirin bir kitap. Umarım bu eser daha çok insana ulaşır ve insanlarımız daha güzel düşüncelerle sağlıklı iletişimler kurarak yarınlara daha güçlü daha özgüvenli bireyler olarak dirilirler. İyi okumalar
Eğitim
İletişim DonanımlarıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20238,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşamak için Sevmek Yaşamak için Vazgeçmek
8/10
·103 syf.··
2020 27. kitabı
Şeker portakalı ile başlayan serüvenimiz Delifişek ile son buluyor. Bu iki kitabın arasında kalmış Güneşi Uyandıralım Şeker Portakalından pek farklı sayılmaz son kısımları Delifişek'in tarzına biraz benziyor sadece.Yani Delifişek Şeker Portakalı ve Güneşi Uyandıralım'dan biraz farklı bir anlatıma sahip.Yazarın da en sevdiği kitabı Delifişek.Çünkü bu kitapta Zezé biraz daha büyümüş ve olaylara sadece kendi penceresinden bakmamayı yavaş yavaş öğrenmiş. Açıkcası çocukluğunun uzun uzun iki kitapta anlatılmasının ardından gençlik zamanlarının yaklaşık 80 sayfalık bir kitaba sıkıştırılması pek mantıklı olmamış.Gençlik yılları insanın karakterinin oturduğu, geliştiği yıllardır.Bu yüzden delikanlı Zezé'nin iç dünyasına daha fazla yer verilsin isterdim.Zaten kısa bir kitap üstüne üstlük ilk iki kitaptan farklı olarak iç dünyası yerine hayatını etkileyen önemli bir kaç olay anlatılmış.Yazar bu olayları psikolojik açıdan destekleseydi muhteşem bir kitap ortaya çıkabilirdi. Üç kitaptaki ortak temel fikri söylemek gerekirse şevkat ihtiyacı diyebiliriz.Delifişek'te babasıyla Zezé arasında geçen olaylarda Zezé sanki çocukluğuna dönüyor gibiydi. Ancak Delifişek'teki en temel fikir bence şevkat ihtiyacı sevilme arzusu değil daha çok sevme arzusu bir amaca bağlanma arzusu bir şeylerin uğruna vazgeçebilmek,savaşabilmek arzusuydu. Şeker Portakalı ve Güneşi Uyandıralım'dan sonra kesinlikle okumalısınız bu kitabı çünkü kendi çocukluğunuzdan itibaren süren değişimi de hissedebileceksiniz.Ve göreceksiniz Yaşamak için sevmenin yaşamak için vazgeçmenin hayatın kendisi olduğunu...
Edebiyat
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
Entelektüel Ölüm
10/10
·83 syf.··
2020 25. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2020 01:51
Muhtemelen pek çok okulda orta okul öğrencilerine okutulan bir kitaptır Satranç. Ben de ilk kez kaçıncı sınıfta olduğumu hatırlamasam da orta okulda okumuştum bu eseri. Fakat tabiki o gün aldıklarım ile bugün aldıklarım arasında epeyce bir fark var. Özellikle bir hafta önce "Auschwitz Kütüphanecisi" kitabını okuduğum için Satranç'taki SS subayı, toplama kampı gibi kelimeler pek yabancı gelmedi. Ancak bu eserde toplama kampında yapılan zulümlerin anlatıldığı film ve kitaplardan farklı olarak aydınlara yapılan işkencelerden bahsedilmiş. Çevirmen Ahmet Cemal aydınlara uygulanan bu işkenceyi "Entelektüel Ölüm" olarak tanımlıyor. Kitabın ismi Satranç olsa da konu satranç oyunu etrafında dönse de Stefan Zweig'ın psikolojik bakış açısını baskın bir şekilde eserde hissedebiliyorsunuz. Bu yüzden asıl meselenin satranç olmadığını asıl meselenin insanların iç dünyasına ve yaşadıklarına bakmak olduğunu anlamak gerektiğine inanıyorum. Örneğin kitapta dünyayı sadece kendi bildiklerinden ibaret sanarak kibirlenen, insanlıktan uzak, cahil bir dünya şampiyonu onun karşısında psikolojik bir işkenceye maruz kalmış, travma geçirmiş ancak yine de insanlara nazik davranmaya gayret eden, nahif bir beyefendi adeta insanlara ders vermek istercesine anlatılmış. Sadece bununla da yetinilmemiş bu iki karakter mücadele ettirilmiş ve sonuç ne olursa olsun özellikle mücadele sonu tavırları vurgulanarak kişilik analizi yapılmış.(Daha doğrusu okuyucuya bırakılmış) Sonuç olarak Stefan Zweig "Olağanüstü Bir Gece" "Korku" gibi kitaplarında olduğu gibi insanların iç dünyalarına yolculuk yapmanızı sağlayan, insanların ruhsal profillerini gözlemlemenize olanak sağlayan tatlı bir eser ortaya koymuş. Böylesine maddeye sarılmış bir dünyada okunması gereken yazarlardan biri ve onun okunması gereken bir
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Karanlık Zihniyetlerle Savaşan Eser
10/10
·183 syf.··
2020 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 12:02
Şeker portakalını okuduktan sonra ilk düşündüğüm şey böyle bir kitabın nasıl yasaklanmış olduğuydu. Kitabın eleştirdiği bir zihniyet ile bu zihniyet tarafından "İçerisinde küfür var " saçmalığıyla başlayan bir savaşın neticesinde değerini katlamış, anlam kazanmış bir kitaptır şeker portakalı. Kitapta anlatılanlar kurgu değil. Şeker portakalı ağacı ütopik bir diyardaki kusursuz bir bitki değil. Karakterler muhteşem hayatlara sahip değil. Anlatılanlar özbeöz hayattır. Kaçıp saklanmak için uygun bir kitap değildir bu yüzden. Günümüz dünyasında tek masum kalabilmişlerin çocuklar olduğunu düşünürsek karakterimiz Zezé'yi dinlerken mutlaka bir yanınız pişmanlık duyarken bir yanınız masumane çocukluğunuza ağlayacak. Para hırsından ya da alışılagelmiş gaddarlıklardan şevkat duygusunu kaybetmiş, sevgi duygusunun; karşılıklı değil tek taraflı bir hak olarak görüldüğü, zalimliğin gizlendiği tozlu raflardaki bir örtü gibi kullanıldığı karartılmış bir dünyayı görebilmek imkanı tanıyor yazar. Çünkü neydi edebiyat bir kibrit çöpüydü. Etrafı aydınlatamaz ama karanlığı gösterirdi. Küçücük çocuklara kötü örnek olarak duyarsızca çocukların zihinlerini kirleten bununla da yetinmeyerek kitaptaki o..... çocuğu kelimesine takılarak hiç okumadıkları kitabı ve belki de ismini dahi bilmedikleri bir eğitmeni şikayet ederek kendini muhteşem zanneden ağzı bozuk, zihniyeti karanlık, okumaktan uzak, nefret dolu ebeveynlere selam olsun
Eğitim
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,6bin okunma
8/10
·175 syf.··
2020 20. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 02:28
İçinde pek çok hikayeyi barındıran tatlı bir eser.Hayatın içinden pek çok tanıdık kişilere pek çok tanıdık olaylara tesadüf ediyorsunuz.Kimi zaman yüzünüz gülüyor kimi zaman "Ah böyle yüzsüz,utanmaz adamlar demekki sadece benim hayatımda yok" diyorsunuz. Dikkatimi çeken diğer bir mesele bazı hikayelerin sonu tam getirilmemişken bazı hikayelerin anlatmak istediği temel düşünce hikayenin sonuna eklenmiş.(Tanrı Misafiri ve Hasta Çocuk hikayeleri bu düşüncemin iki örneği hükmündedir.) Kullanılan dile gelince bu kitabı lise birinci sınıfta satın almıştım.Pek çok kez okumaya gayret etsem de sıkılarak bırakmıştım.Fakat şuan 21 yaşında bir genç olarak çok akıcı ve kaliteli kelimelerin kullanıldığı bir hikayeler bütünü olarak görüyorum bu kitabı.Zaman zaman sözlüğe bakmam,not almam gerekti ve yeni kelimeler öğrenmiş oldum. Velhasıl dili de içeriği de gayet hoş bir kitap.Mutlaka okunması gerektiğini kitabı satın aldıktan yıllar sonra anlamış bulunmaktayım.
Edebiyat
Tanrı MisafiriReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20132,301 okunma