Satranç isimli kitapta iki başkişi ve bir tane de gözlemci karakter vardır. Gözlemci karakter iki karakterin geçmişini bize anlatmak için araç görevindedir, onun üzerinden başkişilerin ruhsal betimlemesi bize gösterilir. Karakterlerin ruhsal özellikleri ise geçmişe dönülerek anlatılmıştır.
İki başkişinin uzmanlık alanı satrançtır. Fakat ikisi arasında farklar vardır. Birinci fark birisinin düşünme yeteneği fazladır. Yaptığı her hamlede sonraki beş altı elin nasıl şekilleneceğini bilir. Ayrıca satranç dışında uğraştığı alanlar vardır; avukattır, kitap okumak gibi. Diğer karakter ise sadece satranç oynar. Tabi yeteneği vardır fakat sadece oynamak üzerinedir. Oyunu oynar ve geçer, hiçbir çıkarım yapamaz diyebiliriz.
İkinci fark ise düşünme yeteneği (Dr. B.) olan kişi kibirli, kendini beğenmiş birisi değildir. Yani kötü özelliklerden arınmış kişidir. Fakat diğer karakter(Czentovic) ise kibirlidir. Kendisini çoğu insandan üstün görme nedeni satrançta olan başarılarıdır. Yani tek bir alanda iyi olması diğer tüm insanlardan daha üstün olduğunu düşünmesine sebep olur.
Dr. B. Nazilerin elinde belli bir dönem bulunmuştur. Bunun iki nedeni vardır. Birince nedeni satranca hakim olma nedeninin verilmesi içindir. Diğer nedeni ise Zweig'in korkusudur. Çünkü yaşadığı dönem Nazileri hızlı bir şekilde büyüdüğü ve katliamlar yaptığı dönemdir. Zweig de kendisinin Nazilerin eline geçeceğinden korkar. Bu durumu da eserine yansıtmıştır. Ayrıca Zweig, Nazi istilasının tüm dünyaya yayılacağı korkusundan intihar etmiştir. İntihar etmeden önce yazdığı bu kitapta ise korkularını görebiliriz.
Nazilerin elinde bulunan Dr. B. soykırıma maruz kalmamıştır fakat hiçliğe terk edilmiştir. Hiçlik, bize kitaptaki asıl sorun olarak gösterilmiştir. Çünkü hiçlik soykırıma uğramaktan bile kötüdür. Bu