Barış yıldız

Barış yıldız
@Fyodor36
ZİYARET ( çok yakında ) kitabının yazarı
Okumaktan başka yapılacak işim, gidicek tek bir yerim yoktu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsanın en çok beklediği yerden eksilmesi ne garip, sanki biri sana yer açmış gibi hissedersin ama aslında hiç davet edilmemişsindir, yine de kalırsın, çünkü kalmak bazen bir ihtimaldir, küçücük de olsa bir gün görülme ihtimali. Ben de öyle bekledim, senin cümlelerinin arasında kendime bir yer aradım, suskunluklarında bile bir anlam bulmaya çalıştım, oysa insan en çok anlam yüklediği yerde yanılır. Senin için sıradan olan şeyler, benim içimde derin izler bıraktı, sen geçip gittin, ben kaldım, hem de hiç ait olmadığım bir yerde. Garip olan şu ki, insan bunu fark ettiği anda bile vazgeçemiyor, çünkü vazgeçmek yalnızca birinden değil, kurduğu bütün hayallerden gitmek demek. Ben seni değil, seninle olma ihtimalini sevdim belki de, o yüzden bu kadar uzun sürdü bu sessiz bekleyiş. Ama insan bir yerde yoruluyor, kendini sürekli ikinci plana atmanın, görünmemeyi kabullenmenin bir sınırı var, ve ben o sınırda durup şunu anladım, sevilmek için değil, sadece sevmek için kalmak, insanı yavaş yavaş yok ediyor. O yüzden şimdi sessizce çekiliyorum, ne bir sitem var içimde ne de bir kırgınlık, sadece geç kalmış bir fark ediş, bazı insanlar hayatımıza ait olmak için değil, bize kendimizi öğretmek için giriyor, ve sen, bana en çok kendimi öğreten oldun.

Barış yıldız

, bir kitap okudu
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Alexandre Dumas
8.6/10 · 19bin okunma
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Siyah Lale, insanın tutkuyla bağlandığı bir hayalin uğruna neleri göze alabileceğini anlatan, tarih ile kişisel kaderin iç içe geçtiği sürükleyici bir romandır, Alexandre Dumas bu eserde yalnızca bir çiçeğin yetiştirilme hikâyesini anlatmaz, insanın sabrı azmi ve hırsı arasında kurduğu o hassas dengeyi gösterir, siyah lale sıradan bir çiçek değil ulaşılması zor bir idealin sembolüne dönüşür. Romanın merkezindeki karakterin tutkusu zamanla bir varoluş meselesi hâline gelir, karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar bu tutkuyu zayıflatmaz aksine keskinleştirir, Dumas insanın dış koşullardan çok içindeki inançla ayakta kaldığını gösterir. Eserde aşk umut ve rekabet iç içe geçer, siyah laleye ulaşma arzusu yalnızca bir başarı değil insanın kendini kanıtlama çabasıdır, fakat bu yolculukta en büyük sınav dış dünyadan değil insanın kendi sabrından gelir. Dumasın anlatımı akıcı ve canlıdır, tarihsel arka plan karakterlerin duygusal dünyasıyla dengeli ilerler, okur yalnızca bir hikâye değil bir idealin peşinden gitmenin bedelini hisseder. Roman bittiğinde geriye yalnızca bir başarı hikâyesi değil şu düşünce kalır, bazen en değerli şey sonuca ulaşmak değil o yolda gösterilen sabır ve inançtır.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
en çok kalmak istediğimiz yerde en yabancı hissetmemiz ne tuhaf, sanki bir odaya ait değiliz ama çıkıp gidemiyoruz da , kapı açık, kimse seni tutmuyor ama adım atamıyorsun, çünkü kalmak bir umut, gitmek ise kabullenmek gibi geliyor. Ben de öyleyim işte, senin hayatında varım ama yok gibiyim, sesin kulağıma değiyor ama bana ait değil, gözlerin bana bakıyor ama beni görmüyor, insan bundan daha ağır bir yalnızlığı nasıl taşır bilmiyorum. Bazen kendime kızıyorum, neden diyorum, neden bu kadar kalmaya direndin, neden sana ait olmayan bir yerde kök salmaya çalıştın, ama kalp dediğin şey akıl gibi değil, mantıkla yürümüyor, sevdiği yere kendini bırakıyor, karşılık görmese bile, hatta belki de en çok o zaman bağlanıyor, çünkü umut, insanın en inatçı yanı. Sen hiç bilmedin bunu, bilmek zorunda da değildin zaten, ben sessizce sevdim, sessizce eksildim, ve yine sessizce kaldım. İnsanın istenmediği bir yerde kalmaya devam etmesi, kendine yaptığı en zarif yıkımdır belki de, bağırmaz, çağırmaz, kimseye anlatmaz, sadece içten içe çöker, ama dışarıdan bakınca hâlâ dimdik görünür, işte en tehlikelisi de bu, kimse fark etmez, hatta sen bile fark etmezsin, çünkü ben seni rahatsız etmemek için kendimi yok saymayı öğrendim. Ama şimdi anlıyorum, insan bazen gitmeyi öğrenmek zorunda, sevse bile, kalsa bile, istese bile, çünkü bazı hikâyeler tamamlanmak için değil, insanın içinde bir şeyleri kırıp yeniden kurmak için yazılıyor, ve sen, sen benim hayatımda bir son olmadın, ama en derin cümle oldun, içimde hep yankılanacak olan.