Nefes?
"Başarı her zaman tatmin eden bir olgu değil. Başaracağıma hep inancım vardı. Fakat yaptığım işin sonucunda kalplerde yer edinebilmek... İşte asıl mutluluk bu. Bana ilham veren tüm yazarlara ve desteğini daima arkamda hissettiğim aileme sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum."
Görüntülü görüşmeyi sonlandırıp bilgisayarı kapattığımda içimde tuttuğum bütün nefesi rahatlamayla bıraktım. Nehir, "Gayet iyiydi." dese de halime gülmekten alamıyordu kendini.
"Gerginlikten ölüyordum. Yolculuklarımız boyunca bile hiç böylesine tedirgin olmamıştım."
"Abartıyorsun."
"Tamam biraz abartıyor olabilirim." diyerek gülüşüne eşlik ettim.
Gülmemiz biraz durulduğunda tedirginlikle sordu: "Gerçekten pişman olmayacağına emin misin? Orada bulunup yaptığın işin başkaları tarafından samimiyetle karşılandığını, beğenildiği görmek, onlarla bunu konuşmak, güzel bir deneyim olurdu."
"Belki de haklısın. Öyle yapmam gerekirdi. Fakat bunu o kadar şık kıyafetin içinde yapmasalardı olmaz mıydı? Lüks bir otelin dört duvarında değil de burada kutlamak yaptığım işe daha bir uygun, samimi düşerdi. Ya da kendi ödül törenine bir dağın ortasında aramayla katılacak kadar asosyal biriyle birlikte olmamalıydın." derken dudaklarım tebessümle kıvrılıydı.
"Sadece bir yorum. O asosyali seviyorum. Yoksa bu fikrin peşinde nasıl koşabilirdi ki?" diyerek uzandığı yerden doğrulup kollarını bana doladı. Aynı şekilde karşılık verdim. Kendini geri çektiğinde geceyle birlikte siyaha dönen mavi gözlerinde şaşkınlık vardı.
"Gerçekten başardın." dedi.
Kafamı onaylarcasına sallayarak "Gerçekten başardık." dedim.
***
Her şey ama her şey kitapların beni esir almasıyla başlamıştı.
Kayıtsız bir çocuk asla değildim. Coşkun hislerim vardı. Lakin bu hislerin nasıl bir şey olduğunu tanımlayamıyordum. Mesela doğada olmak beni