Gam

Locke
‘Yasama, yürütme ve yargı ayrımı Fransız aydınlanma filozoflarından Montesquieu ortaya atmıştır. Locke diktatörlüğün önlenebilmesi için öncelikle yasama ve yürütmenin ayrılması gerektiğini vurgulamıştı. Locke tüm gücü kendi elinde toplamış olan XIV. Louis’yle aynı dönemde yaşamıştı. ‘Devlet benim’ diyordu XIV. Louis. Bu yönetim tarzına mutlakiyet diyoruz. Bugün böyle bir devleti belli bir hukuka bağlı olmayan keyfi bir yönetim sayıyoruz. Buna karşı Locke, hukuk devletini güvenceye alabilmek için yasaları halkın temsilcilerinin çıkarması, kral ve hükümetin de uygulaması gerektiğini söylemişti.’
Sayfa 302 - Pan Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Platon
‘Platon erkekler kadar kadınların da devleti yönetebileceğini düşünüyordu. Çünkü yöneticilerin şehir devletini akla dayanarak yönetmesi gerekliydi. Kadınların erkeklerle aynı eğitimi alıp çocuk bakımı ve ev işlerinden kurtulmaları halinde aynı akla sahip olabileceğine inanıyordu Platon. Çocuk yetiştirme işi zaten tek tek kişilere bırakılamayacak kadar önemliydi. Devletin sorumluluğunda olmalıydı (Platon halka açık çocuk yuvalarını ve tam günlük okulları savunan ilk filozoftur.).’
Sayfa 106 - Pan Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sokrates
‘İnsanlık tam olarak yanıtlayamadığımız çok önemli sorularla karşı karşıyadır. Bu durumda iki ihtimal var önümüzde. Hem kendimizi hem de bütün dünyayı kandırıp sanki bilinmeye değer ne varsa hepsini biliyormuş gibi yapabiliriz. Ya da bu büyük sorular karşısında gözümüzü yumuk cevap aramaktan tümüyle vazgeçeriz. İnsanlık ikiye ayrılıyor böylece. İnsanların çoğu ya bildiğinden kesinkes emin ya da hiç aldırış etmiyor. Tıpkı bir iskambil oyununda kartların dağıtılması gibi bir şey bu, sevgili Sofie. Siyah kartlar bir tarafa ayrılır, kırmızılar bir tarafa. Ama arada sırada bir joker çıkar ortaya. Ne kupadır ne sinek, ne karo ne de maça. Sokrates de Atina’da böyle bir jokerdi işte. Bildiklerinden kesinkes emin değildi, ama aldırış ettiği de yoktu. Sadece hiçbir şey bilmediğini biliyordu -ve acı çekiyordu bu yüzden. Bu durumda filozof oldu o da- yani hiç yılmayan, yorulmak bilmeden bilgiye ulaşmaya çalışan biri.’
Sayfa 81 - Pan Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Sokrates
‘Atina’da demokrasinin önkoşullarından biri de insanların demokratik süreçlere katılabilecek kadar eğitim almış olmasıydı. Genç bir demokraside halkın aydınlanmış olmasına ihtiyaç duyulduğunu bugün de görebiliyoruz. Atinalılar arasında özellikle konuşma sanatını (retorik) öğrenmiş olmak önemliydi.’ (İ.Ö. 450)
Sayfa 74 - Pan Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
‘Bu toplumsal ve ekonomik haksızlıklar arasında, bir öğretmen olarak beni en çok perişan eden, eğitimde fırsat eşitsizlikleridir. Bir çocuğun eğitimi, annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. Oysa şimdi bir ailenin parası varsa, çocuğunu nasıl olsa okutuyor. Çocuk pek akıllı sayılmasa da onu okutuyor, meslek sahibi ediyor. Doğal yetenekleri açısından sıradan bir elektrik tamircisi olacak biri, ailesinin parası sayesinde yüksek elektrik mühendisi oluyor.’
Sayfa 251 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı