“Kaç yaşındasınız?” diye sordu.
“Otuz iki.” dedim.
“O halde hiç robotsuz bir dünyada yaşamamışsınızdır. Bir zamanlar insanlık, evreni tek başına göğüslerdi. Kimsesi yoktu. Şimdiyse yardım edecek yaratıkları var; kendisinden daha güçlü, daha inançlı, daha kullanışlı, kendisine tamamen sadık yaratıklar. İnsanlık artık yalnız değil. Hiç bu açıdan baktınız mı?”
“Anne her iş için çocuğa ödül vererek aslında ‘Evdeki işler senin sorumluluğunda değildir.’ mesajı vermekte, başka bir deyişle çocuğa sorumsuzluğu öğretmektedir. Çocuk ödülle iş yapmaya alışırsa, kendi sorumluluğunda olan işler için bile sizden ödül talep eder. Sorumsuzluk bilinci gelişir.”
“Bir okulun yanı başında yaşayan yaşlı bir adam varmış. Okuldan çıkan çocuklar, onun evinin önünden geçerken, ellerindeki değnekleri balkonun demirlerine sürterlermiş. Demirlerden çıkan ‘dırrttttt’ sesinden de büyük mutluluk duyarlarmış ama yaşlı adam bu gürültüden çok rahatsız olurmuş. Çocuklara kızsa veya ceza verse olmayacak. Onları bu davranıştan vazgeçirmek için, aklına çok güzel bir fikir gelmiş. Çocukları yanına çağırmış ve şöyle demiş: ‘Çocuklar çıkardığınız ses çok güzel. Onun için size her gün bu sesi çıkarmanız için 1 TL vereceğim.’ Çocuklar da, ‘Biz bunu zaten seviyoruz. Üzerine para alacağız.’ diyerek sevinçle bu teklifi kabul etmiş. Yaşlı adam çocuklara her gün 1 TL vermiş. İkinci hafta olmuş. Yaşlı amca çocukları bir defa daha çağırmış. ‘Çocuklar param azaldı. Onun için size 1 TL değil, 50 kuruş verebileceğim.’ demiş. Çocuklar biraz bozulmuş ama, ‘Tamam olsun. Hiç yoktan iyidir.’ diyerek kabul etmişler. İkinci hafta da böyle geçmiş. Üçüncü hafta gelmiş. Yaşlı amca çocukları son defa çağırmış. ‘Çocuklar maalesef param kalmadı. Onun için size para veremeyeceğim.’ demiş. Çocuklar da para yoksa ‘dırrttttt’ da yok, demiş, değnekleri demirlere sürtmeyi bırakmış.”