Günlük yaşam, yalanlardan kurulu yüzeysel bir düzendi. Yanından geçenlerin her biri yalnızca bir yalancıydı. Bu yüzden zahmet edip suratlarına bakmıyordu bile.
Yetişkinlerse kazanç ardında koşuşuyorlar, boş zamanlarını da sevişmekle geçiriyorlardı. Sekiz saat uyumak, sekiz saat da hiçbir şey yapmaksızın, leş gibi oturabilmek uğruna, geriye kalan tüm zamanları, tiksindikleri işlere adıyorlardı. Sonra bu insanlar, yalnız midelerini değil, gövdelerinin bütününü tanrıları kılmışlardı.