O iğrenç cellat, hâkimin yanına yaklaşıp idamın belirlenen saatte infaz edilmesi gerektiğini, zamanının daraldığını, yağmurdan bıçağın paslanabileceğini söyledi.
İki yolcuyu, yakınlarda bulunan bir ordugâha götürdüler. Bir asker, Simyacı ile arkadaşlarını vahadaki çadırlara pek benzemeyen çadıra soktu. Çadırda kurmaylarıyla birlikte bir komutan vardı.
Günün birinde son yemeğini yiyip son çiçeğini koklayıp bir arkadaşına son kez sarılacaksın.Son kez olduğundan haberin olmayacak. O yüzden sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın işte.