İnsanın yaşayabilmesi için bağrında zarar verilemeyecek bir şey barındırdığına sürekli güvenmesi gerekiyor, bu süreçte hem zarar verilemeyecek olan şey hem ona duyulan güven gizliliğini koruyabilir sürekli. Bu gizli kalma halinin ifade imkanlarından biri kişiselleşmiş bir Tanrı'ya inanmaktır.
Bir nam bırakmak istiyorsanız, onu bir imparatorluktan ziyade bir kiliseye bağlayın. Bahtınıza ya da delice heveslerinize bağlanmış çömezleriniz olur böylelikle;keyfinizce kurtaracağınız ya da kötü muamele edeceğiniz inananlar olur.
İşte ateş sönmüş, büyü dağılmış, aşırı normalleşmişsiniz. Artık hiçbir hırs, dolayısıyla da biri veya bir şey olmanın hiçbir yolu kalmamıştır;bizzat hiçlik, cisimleşmiş boşluktur bu:açıkgörüşlü salgı bezleri ve bağırsaklar:hatasını anlamış kemikler;zihnin açıklığının istilasına uğramış, kendinden arınmış, oyun dışı, zaman dışı, malumatsız bir tam bilgi içinde donup kalmış bir benliğe asılı bir vücut.