Masumlar, beni çok etkiledi. Gözyaşı döktüm kahramanların geride bıraktıkları ölümlere; kızdım kahramanları gurbete ve acıya sürükleyen zulme. Ben kitabı okumadım, iki gün kitabın içinde yaşadım.
Bu kitapta Brani Tawo’nun hikayesi var. Bu hikaye güncel ve geçmiş olarak bölümler halinde verilmiş. Geçmişe gidince doğup büyüdüğü köyün, büyükannesinin, annesinin, dayısının ve köydeki Ferman’la Asya’nın, Pençeyüzlü Kadın’ın, İsmail’in, Tatar Fotoğrafçı’nın, yaşlı Os’un...hikayelerine tanıklık ediyoruz. Güncel hikayede ise Türkiyeli Brani Tawo, İranlı Feruzeh’le tanışıyor. Böylece Feruzeh’in de dolayısıyla başka bir ülkenin de derin yaralarına geri dönüşlerle tanık oluyoruz.
Dili o kadar akıcı, kelimeleri öyle hoş ki cümleleri içmek istedim. Bazı cümleleri tekrar tekrar okudum. Altı çizilecek nice cümle; şiirler ve şiirsel anlatım bu kitapta sizi bekliyor.
Roman;Tolstoy, Marquez, Virginia Woolf; Füruğ Feruhzad, Rupert Brooke, Emily Dickinson, Lorca; Wittgensten gibi çeşitli alanlarda ün yapmış kişilere değiniyor. Özellikle Wittgenstein eserde çok bahsedilen bir isim. Bach, Wittgensten, Newton ile ilgili anektodlar da romanda yer alıyor. En sonunda en sevdiğim kısım ise Huzur romanına atıfta bulunması. Huzur, benim için ayrı bir yerdedir. Sonunu bu yüzden daha da çok sevdim Masumlar’ın.
Okuduğunuza asla pişman olmayacağınız bir roman.