Ağır Roman-Metin Kaçan
Öncelikle zengin aile yaşantısına sahip olan bir bireyin asla anlayamayacağı tarzdan bir kitap, Metin Kaçan'ın başyapıtını vefatından 5 yıl sonra okudum ve şimdi diyorum ki o yaşantıyı anlamak ve içinde bulunmak intihar için yazara yüzlerce hatta binlerce hak doğuruyor.Kitap başlar yavaş gelişen olaylar olduğu için açıkçası biraz elden düşürüyor lakin sonlara doğru özellikle son kesimlerde niye bitiyor diye isyanlara başvuruyorsunuz.Gıli Gıli Ali ve hayatının bir evresi keşke hainlikler, alçaklıklar ve namertliklerle sınırlı kalsaydı diyorsunuz tam bir sokak jargonu ve yazarın farklı kalemi sizi oraya doğru çeken en büyük etken oluyor.Ve son sayfalardaki sustalı yadigar...Filmi izlemediyseniz mutlaka okuyun diyorum ve ayrıca sokak görmediyseniz(ev çocuğuysanız) bir ihtimal mideniz kaldırmayabilir veya aklınız almaya bilir tedbirinizi alın.Tadı damağımda kaldı diyorum ve kitapların hep böyle tat vereceği bilinciyle sizlerede keyifli okumalar diliyorum.
Genel seçimler yaklaşınca, iktidardaki parti oy kazanmak için sokakları koftiden asfaltlayıp seçmenlerin gözlerini boyadı.Kolera Sokağı da güzelim parke taşlarının üzerine iğrenç asfaltı yedi.
Fırtına-William Shakespeare
Prospero ve Alonso'ya yapılan hainlikler, mevki ve makam düşkünü asilzadeler.Shakespeare'nin deyimi ile ''Ceza gecikti, ancak unutulmadı.''Nadide bir eser daha Shakespeare'den keyifle okudum tabikide bir Hamlet tadı alamasam da beynimde kurulan tiyatronun güzelliğini de basit bir şekilde tarif edemem.Yücelik, kin yerine erdem ve af duygusu, kendinden haberi olmayan güzel hayellerle dolu Stephano ile arkadaşının düşleri tiyatromuza eğlence ve zevk katmış diyorum.Shakespeare okumanın hiç bir zaman sıkıcı olmayacağı kanaatindeyim.