Bülent

Bülent
@Gdteam
boş gezenin boş kalfası
Puan vermedi·637 syf.··
2020 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 07:47
Tolstoy bu eserinde karakter ve fikirsel olarak aslında okuyucuya örnek alabileceği mükemmel bir karakter bırakmış; Nehlüdov! Diriliş temel olarak Prens Nehlüdov'un gerçeklerinin farkına varması kafasındaki putları kırmasıyla başlayan bir başyapıt. Prens Nehlüdov bizlere içinde bulunduğu aydın-burjuva kesiminin ne kadar laçka olduğunu aynı zamanada Kilisenin Kutsat Söz'e aykırı olan binlerce samimiyetsiz fiilleri. Tolstoy aslında 20 yıl sonra olacak Ekim Devrimi'nin haberini vermiş bu kitap da. Köylü ve fakire zulm, halka orantısız güç ve nihai yaptırım, tertemiz bir sömürü, sömürüyü kabullenmiş büyük bir halk kitlesi, devrimcilere yapılan haksızlıklar ve daha niceleri. Eserde en çok Hukuk, Din ve Samimiyetsizlik üzerinde durulmuş çökmüş olan Hukuk Sistemini yerden yere vurmuştur. Günahkâr Nehlüdov tüm bu olup biten entelektüel kesimin boş icraatlerinden sıyrılıp, tövbe edip hakikate doğru yol almıştır. Nehlüdov bir insanın yapabileceği en zor şeyleri yapmış kendi putlarını kırmaya başlamıştır. Samimiyet ve Hakikatle doldurmaya çalışmıştır kendisini sanki Nehlüdov Tolstoy'un kendi gençliğinde yapmak istediğinin bir parçasıdır aslında her ne kadar günah bataklığına düşmüş olsada. Hulâsa eser, 640 sayfa boyunca sorgulama-fark etme ve cevap verme niteliğinde gidiyor. Her şeyi güllük gülistanlık zannedenlere bu eser Tolstoy'un vermiş olduğu en güzel cevap.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
10/10
·265 syf.··
2020 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2020 13:26
Var olmak, yetkinlik gösterebilmek, fiiliyatta ve etkileşimde var olduğunu kanıtlamak. Bu eser bizlere toplum odaklı felsefe, psikoloji ve tıp gibi mühim konuları anlatıyor. Toplumda özellikle aile temelli ebeveyn ve çocuklar hakkında mükemmel tespitler ve bilgiler sunuyor. Bir de tüm bunların bir çoğuna cevap dahi veriyor. Olmak Cesareti birbirlerini peş peşe takip eden makalelerden oluşuyor. Çağımıza tüm gözlerle görülebilecek harika bir ışık tutuyor.
Olmak CesaretiM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20253,400 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2019 40. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2019 23:19
''Hayranlıklarınızı eşeleyin, tapındığınız şeyden istifade edenleri, vazgeçtiklerinizden faydalananları dikkatle inceleyin: En çıkar gözetmeyen düşüncelerinin altında kendini sevmeyi, şöhret dürtüsünü, nüfuza ve iktidara susamışlığı keşfedeceksiniz.'' Cioran sizlere kendisinin hayat ve yaşam kavramlarından ne kadar uzakta kaldığını böyle zihni yoran bir kitapta anlatmış. İntiharı, düşünceleri, eylemleri, bağnazlığı ve bağlılığı kısaca her şeyi yazmış, ne kadar çürük olduklarını aslında olmadıklarında ne kadar da sağlam olduklarını sunmuş bizlere. Kitap her ne kadar yorucu olsa da Cioran'ın engin bilgisi ve güzel kalemi sizlere belki hitap etmese bile mutlaka bir tat almanızı sağlıyor. Bazen sonuna kadar katılıyor ne kadar da haklı diye düşünüp oradaki o cümleyi ezberlemeye çalışıyorsunuz bazen ise hiç bir gerçeklik göremiyorsunuz. Özellikle ''sevgi gerçekliği-fikir-eylem'' hakkında ne kadar haklı olduğunu(''Bir tanrıyı yakışıksızca seven kişi, başkalarını da onu sevmeye zorlar, buna razı olmazlarsa onları yok etmeye hazırdır.'')defalarca bize göstermiş. Yegane sağlamlığı ölümde ve eylemsizlikle aramış ve kendince buna kanaat getirmiş. Çürümenin Kitabı kendisine yüzlerce övgü ve yüzlerce reddiye getirmiş olmasına rağmen çizgisini ve savını koruyan bir eser. Sadece okumakla kalamayıp üzerine beyin fırtınası veya araştırma yapılması gerekiyor ve kitabı Cioran'ın kaleminden şu şekilde özetliyorum. ''Ve bu hiçlik, bu bütün, hayata bir anlam veremez, ama hiç değilse hayatı, olduğu hal içinde sürdürür: Bir intihar etmeme hali.''
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
9/10
·232 syf.··
2019 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2019 17:17
Çağdaş Türk Edebiyatının en şahane eserlerinden birisi olan Gölgesizler okuyucuyu kelimelerle, betimlemelerle, kayboluşlarla kişiyi kendisine delicesine bağlıyor ve kitap bittikten sonra okuyucuya mutlaka ama mutlaka derin bir farklılık uyandıran eserler arasına giriyor. Uslubu kolay lakin kitabın yoğunluğunun bir o kadar ağır olması hepsinden öte kelimelerin ustalıkla seçilmiş olması kitabın kalitesini her zaman yukarılarda olacağının bir göstergesi oluyor bizlere. Kitap okunurken dahi yüzlerce soru sormaya başlıyorsunuz kendi kendinize lakin bu gölgesiz kitapta kesin bir cevap asla bulamıyorsunuz ve ben iyi ki bu eseri kitap okuma grubuyla uzun uzun değerlendirdim diyorum yoksa ciddi boşluklar kalıyor zihninizde. Yazarımızı Türk Edebiyatında bizlere Postmodern ve Varoluşçuluğun en yoğun eserini sunmuş bizlere bunun içinde kelimelerle bir bir uğraşmış sanki hem duru, mükemmel bir Türkçe hemde bir o kadar ağır bir roman. Bir muhtarımız var meçhullerle ilgilenen sonra bu muğlakların devam etmesi köyün, kentin hatta berber dükkanının bile bu meçhullüğün içinde olması, basit bir güvercin portresinden Cennet'in oğluna, köy halkına, insana her konuda değinilen her şeyin olduğu lakin kimsenin tavır almadığı bu yerde hiçlikle bizlere binlerce şeyler anlatılmış sanki. Bu eserin kapılarını okuyucuya tamamen açık bırakması tüm bu olaylardan sonra okurun bir cevap alamaması ve anlatımın bu kadar mükemmel oluşu işte kitabı tezlere, makalelere hatta filme kadar sürükleyen bir araştırma çabasına giriyorsunuz.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 201514,1bin okunma
8/10
·284 syf.··
2019 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2019 17:21
Kimlerdir bu Ölümsüzler ki tarihleri olsun? Başlarda tuhaf gelen okudukça açılan ve esere bağlayan bir anlatımı olan bu eser Türk akıncılarının vaktiyle cirit attığı Transilvanya'nın güzide liman kentlernden olan Köstence şehrinde geçmektedir. Hâkezâ bu şehir o dönemde bu yana bir çok tarihi eserini korumuş bundan dolayı eseri okurken de mekan kavramına 1-2 görsel gezintiyle vâkıf olabiliyoruz. Andrej ve küçük yoldaşı kendilerini kinle doldurup hedeflerinin doğrultusunda gitmeye and içmişlerdir. Şehir bir yandan Türk tehlikesini düşünürken bir yandan da Vatikan'ın Engizisyon İnfazcılarının bu küçük şehre gelmesi olayları iyice genişletir. Ardı kesilmeyen dövüşler, şövalyeler ve ölümsüzler. Eser hem içten hemde başarılı kurgusuyla kendisini okuyucuya bağlıyor. Ne yazık ki Wolfgang Hohlbein'in Türkçeye çevrilmiş tek eseri olması okuyucuları birazcık üzebiliyor. Ümit ederiz ki bu zâtın eserleri Türkçeye kavuşturulsun ve bizlerde hafızamızda olsa dâhi Transilvanyada cirit atalım.
Ölümsüzlerin TarihiWolfgang Hohlbein · Epsilon Yayınları · 201877 okunma