İnsanlığın günahları yüzünden dünya içine işleyip onu aşağı çeken uçurumun kıyısında asılı kalmış. Ve yarın, Honorius`un dediği gibi, insanların gövdeleri bizimkinden daha küçük olacak; tıpkı bizimkilerin, eskilerin gövdelerinden daha küçük olması gibi.
İnsanın alın yazısı nasibini aldıktan sonra göçüp gitmekten başka nedir ki? Bu kadehten içen peygamber bile yüzünü buruşturmuşken ben niçin büyüklük satıp bundan tat aldığımı göstermeye kalkışayım?
Yaşamanın amacı alışkanlıktı,
rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu Ne
kolaydı onlara uymak! Gündüzleri bir okulda ders verir,
geceleri sessiz, güzel kadınlarla yatardı istese. Çabasız. Ama
biliyordu: Yetinemeyecekti. Başka şeyler gerekti. Güçlüğü
umutsuzca zorlamak bile güzeldi.