Bu açıdan tartışmak ve tartışma üzerine araştırma yapmak gerçekten kişiyi ilmen çokça geliştiren faaliyetlerdir. Ayrıca zekâyı da kıvraklaştırır. Zira sizi mat etmek isteyen muarızınızın olduğunu bilmeniz, sizi pek çok şeyi iyi yapmak ve iyi düşünmek zorunda bırakır.
"İnsanların çok az bir kısmı okur. Okuyanların çok az bir kısmı ciddi eserler okumuştur. Bunların çok azı gerçekten planlar yaparak, yoğun ve istikrarlı çalışarak fazla sayıda ciddi eser okumuştur. Bunların da az bir kısmı önündeki ciddi eseri tenkit ederek analitik okuma yapabilecek donanım ve cesarete sahiptir. Dişe dokunur tenkitler üretebilenlerin çok azı orijinal eserler telif edebilir. Bu sebeple gerçekten Cemil Meriç’in veciz şekilde ifade ettiği gibi “Her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.”
Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.