...Artık konuşamıyordu konuşmaktan bile korkuyor başına açacağı dertlerin ne sonuçları olacağını kestirmesi güçleşiyordu bir türlü anlaşılamıyordu sanırım tüm insanlığın özeliğin de bu vardı anlaşılamamak insan ihtiyacı olanı arzulardı onunda bir sesizliğe ihtiyacı vardı en iyi sesizliğin gece yarısı yıldızların altında gökyüzünün karanlığında gecenin serinliğinde olduğunu keşfetti ,aklındaki sesleri gecenin sesizliğine göndermek boş bir zihinle etrafın daki sesizliği içine çekip dinlemekti yüzündeki tebessümü düşlerindeki kadına göstermekti .-Tanrım ne kadar sesiz bir gece tüm benliğim birgün bu gece ile bütünleşecek ve o gün sonsuza kadar sesizliğin içinde gülümseyeceğim diyecekti... o.i.s