Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nasıl ki bir gülün varolabilmesi için bütün bir Evren'in varolması elzem ise, bir insanın varolabilmesi için de Evren'in yanında bütün bir hayâtın varolması gerekir. Çünkü şey tabiata doğarken insan hayata doğar. Bu nedenle insan, tabiata bağlı beşeriyeti yanında, metafizik bir varlıktır. Metafizik bir varlık olduğu için de, her şeyiyle bir sorudur.
Kitap Oslo'da yaşayan ellili yaşlardaki bir lise öğretmeninin ruhsal bunalımını konu alıyor. Kitap tıpkı İskandinav sineması gibi ağır akan bir anlatıma sahip. Adı ilgi çekici olsada kitabın içeriğiyle ismi arasında görünür bir bağ kurmak oldukça zor. Mekanlar tasvirden uzak. Olay örgüsü ve insan ilişkileri ise merak uyandırıcı ve başarılı denilebilir. Ama ne yazık ki karakterler o kadar riskten ve derinlikten uzak sığ işlenmişler ki benim gibi kitabın sonuna geldiğinizde kocaman bir yarım kalmışlık hissi ile kalakalmanız oldukça muhtemel.
Kitap en uzunu üç sayfa, geneli bir sayfayı geçmeyen kısa hikayeler, fabllar ve masallarla dolu. Aralarında herhangi bir ilişki yok, tamamen birbirinden bağımsız metinlerle karşı karşıyayız. Bu çeşitlilik konu seçimleri ve olaylarda da geçerli. Kimi zaman ormanda iki hayvanın sohbetine misafir olurken kimi zaman bir ülkenin kralı ve halkı arasında geçen diyaloğa şahit oluyoruz. Yazar daha çok olay çevresinde gelişen, mesaj barındıran metinler ortaya koymayı amaçlamış.
Yazarla tanışmanın verdiği heyecan ve ümitle başladığım okumam maalesef genel itibariyle tatmin edici bir deneyim sunmadı.