O halde bir şeyi unutmak istemek, unutmaya niyet etmek, unutmanın iyi bir yolu değildi. Hatta insanın unutmaya niyet ettiği şey aklına daha çok takılıyordu.
Pek az kişi aslında Kuran-ı Kerim’i okuyor. Ama koca İstanbul’da gene de her zaman okuyan bir kişi vardır ve milyonlarca kişi de onun okuduğunu hayal ederek iyi hisseder kendini. İnsanların bozanın ecdadın içkisi olduğunu anlamaları yeter. Bozacının sesi onlara bunu hatırlatır ve kendilerini iyi hissederler.
Her şeyle alay edenler ne gerçekten âşık olabilir ne de gerçekten Allah’a inanabilirler. Çünkü onlar mağrurdur. Oysa âşık olmak Allah’ı sevmek gibi öyle ilahi bir duygudur ki insanın tek bir takıntısı kalmıyor, kızın kendisi hariç.