Necla sadece mutlu olmakla yetinecek bir insan değildi. Daha doğrusu mutlu olduğunu ancak başka insanların mutsuzluğa bakarak anlayabilecek bir yapısı vardı. Onun için hayatın ölçüsü buydu.
Bu hırsızlık aynı zamanda, acımasız var olma mücadelesinde anlamsız bir engel olan ahlak anlayışının çürüdüğünü veya parçalandığını da gösteriyordu. Sevgi ve arkadaşlık kanunlarının geçtiği güneyde özel mülke ve kişisel duygulara saygı göstermek iyiydi, ama sopa ve diş kanunlarının işlediği kuzeyde böyle şeyleri hesaba katan aptallık etmiş olur ve Buck ' un gördüklerine bakılırsa, ayakta kalmayı başaramazdı.
Bu dünya henüz büyük komik Moliere döneminden üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrar edip duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanoğlunun tıyneti hep o tıynet... Kötülük yapanlar daha kurnazlaştı. Birbirine zarar vermek çoğaldı, kötülük büyüdü.
En akıllılarımız her gün aldanıyor. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar... Hepimiz daima aldanıyoruz ama fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz... Aldanıp da aldatamayanlar ... İşte aç kalan güruh bu zavallılardır.