Ayse

9/10
·318 syf.··
2018 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 16:47
Bohemya'da komünizm gölgesi altındaki hayatları felsefe ve edebiyatla harmanlayarak, hem varoluş sancısını hem aşk sancısını hem bireysel özgürlük ve beraberinde getirdiklerinin sancısını bu kitabında anlatmaya çalışmış Kundera. Tüm bunları anlatırken de dört farklı karakter seçmiş. Bu dört karakter, numunelik diyebileceğimiz türden karakterler. Kundera her bir karaktere, öyle çizgiler çizmiş ki bir kişinin,  bir çok karaktere bürünüp farklı insan yapılarını böylesine yansıtmış olmasını insana mümkün görünmüyor ve kitabı Kundera değil de Tomas, Teraza, Sabina ve Franz yani kitaptaki karakterler yazmış sanki diye hissediyor insan. Hani şu varoluşçuların “Varoluş, özden önce gelir.” mottosu vardır ya, işte Kundera'da Karakterleri var edip, özlerini birer birer nakış gibi işlemiş ve bu sürece bizi de tanık etmiş. (Bence spoiler yok ama yine de incelememin kaldırılmaması adına uyarayım, bundan sonra okuyacaklarınızda belki spoiler çıkabilir. ) Kitabın baş karakterlerinden olan Tomas, başarılı bir cerrahtır. Özgürlüğüne düşkün, bireysel bağımsızlığı hayatının amacı yapmış bir kimsedir. Birine bağlanmak, ona hayatın da küçücük de olsa bir yer açmak onun için prangadan farksızdır. Bu yüzden önce hata olarak düşündüğü evliliğini bitirir ve daha sonra da oğlundan vazgeçer. Ama kadınlardan vazgeçemez. Hiç bir kadına bağlanmadan, günübirlik ilişkiler yaşar. Sadece Sabina ile günübirlikten ziyade daha düzenli bir ilişki yaşar ama bu ilişkinin adı aşk değil hele hele bağlanmak hiç değil çünkü hem Tomas, hem Sabina bağlanmanın zıddı olarak gelmişler sanki dünyaya. Bu benzerlik ikisinin arasındaki ilişkiyi stabil tuttu ve bir adım ileriye gitmesine izin vermedi ama kader ağlarını örüyordu Tomas'ın karşısına Tereza çıktı Tomas akıntıya bırakır gibi bıraktı kendini. Çünkü aşık
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · İletişim Yayınları · 201413,2bin okunma
Ayse
Süper bir inceleme olmuş bence Kundera da okumalı bu yazınızı :) kitabı okurken “ama güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca, güçsüzler çekip gidecek kadar güçlü olmak zorundaydılar” sözünü defalarca okuyup kesinlikle bu cümlenin bu sayfada geçtiğine emin olarak incelemelere bakmak istedim. İlk 90 sayfaki en güzel bölümdü bence :) kaleminize sağlık
Reklam
Gök kuşağını bilimsel olarak açıkladığımızda muhteşemliği azalmadığı gibi, anlayamadığımız bir şeyi sonunda açıkladığımızda muhteşemliği azalmayacaktır.
Ayse
Çok iyi bir kitap
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2017 11:50
Bir süre önce okumuştum ve şimdi inceleme bırakmak kısmet oldu. Toplum ve sınıflararası iletişimi hayvanlar üzerinden anlatmış ancak çok rahat bir şekilde eşleme yapabiliyorsunuz insanlar ile. Yakın zamanda filminin çıkacağını duydum, merakla bekliyorum. Kitabı tavsiye ederim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Ayse
Yakın zamanda filmi mi çıkacak? Film var zaten animasyon
Apollo 11 astronotlari Ay'a seyahat etmeden önceki aylarda ABD'nin batısında Ay' a benzeyen ıssız bir çölde eğitim gördüler. Bu alan pek çok Kızılderili topluluğa ev sahipliği yapıyordu. Bir yerliyle astronotlar arasında geçen bir diyaloğa dair şöyle bir hikaye vardır: Birgün eğitim esnasında astronotlar yaşlı bir Kızılderili ile karşılaşırlar. Adam orada ne yaptıklarını sorar. Astronotlar kısa süre içinde Ay'a yapılacak bir araştırma seyahatinin parçası olduklarını söylerler. Yaşlı adam bunu duyunca bir an sessiz kalır,sonra astronotlarin kendisine bir iyilik yapmasını ister. Astronotlar "Ne istiyorsunuz" diye sorar. Yaşlı adam, "Kabilemdeki insanlar Ay'da kutsal ruhların yaşadığına inanır. Onlara halkımdan önemli bir mesaj iletmenizi isteyecektim." Astronotlar "Mesaj nedir?" diye sorar. Adam kendi dilinde bişeyler mırıldanir ve sonra da astronotlara bunu ezberleyene kadar tekrar etmelerini söyler. Astronotlar "Bu ne demek?" diye sorar. Adam "bunu size söyleyemem. Sadece kabilem ile ay ruhlarının bileceği bir sır," der. Üsse geri döndükten sonra astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulur ve ondan mesajı tecrübe etmelerini isterler. Ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalar ile gülmeye başlar. Nihayet sakinleşince, astronotlarin dikkatle ezberledikleri sözlerin "Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınizi çalmaya geldiler." olduğunu söyler.
Sayfa 283·Kitabı okudu
Bilim
Ayse
Çok gülmüştüm bu bölümü okurken :)
Puan vermedi·456 syf.·
2018 13. kitabı
Sapiens kadar etkili değildi. 50-60 sayfayı 400 sayfaya yaymış. Çok uzatmış, çok tekrara düşmüş. Yer yer sapiensten alıntılarla kitabı şişirmiş. Dış kalitesi içine yansımamış.
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Ayse
Ben de aynı fikirdeyim henüz 40 sayfa okuyabildim ama 2 sayfalık şeydi bence 40 sayfada anlatılan