Gençken insanın akrabaları, arkadaşları, ahbapları, ortakları, aşkları, hazları, tatları, sazları vardır. Fakat ihtiyarladıkça bunların hatıralarından ve hülyalarından başka bir şey kalmaz. Hakikatle hiçbir alakaları kalmayan ihtiyarlara yoldaş olarak, ancak kendi gönüllerinde yaşayan hatıralar ve nedametler kalır. İhtiyarlar ancak kendi ölmüşleri ile beraber dolaşırlar.
Başkaları daima ancak kendi hesaplarına uygun görüşlerine inanarak bizi kendimize göre değil, kendilerine göre muhakeme ederler ve çok kere hakkımızda erdikleri kanaatlerin bizim hakikatlerimizle hiçbir münasebeti kalmaz.
Yalnızlık bağımsızlıktır, yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştim. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi, yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük.