Zavallı Necdet benim için güçlü psikolojik çözümlemeleri ve duygusal geçişleriyle öne çıkan bir roman oldu. Özellikle karakterlerin iç dünyalarının bu kadar yoğun ve gerçekçi verilmesi kitabı etkileyici kıldı.
Necdet’in Meliha’yı tanımadan önce ona dair zihninde kurduğu imgeyle yaklaşması, zamanla bunun meraka ve ardından takıntıya dönüşmesi oldukça iyi işlenmişti. Aşkın nasıl giderek sağlıksız bir bağımlılığa evrildiğini görmek rahatsız edici ama başarılıydı.
Ancak beni en çok etkileyen ve aynı zamanda en çok rahatsız eden karakter Meliha oldu. Evli ve hamile olmasına rağmen Necdet’i sahiplenme arzusu, onu hayatındaki diğer gerçekleri ikinci plana atması ve özellikle kıskançlık krizleri ile çevresindekileri yıpratması oldukça sert bir karakter portresi çiziyordu. Bu yönüyle klasik “trajik aşk” anlatısından daha sert ve rahatsız edici bir etki bıraktı.
İbrahim Şemsi ve Müzehher ise hikâyenin en üzücü taraflarından biri oldu. İbrahim Şemsi’nin Necdet ve Meliha’ya duyduğu sınırsız güven ve gerçeği hiçbir zaman öğrenmemesi özellikle iç burkan bir noktaydı. Müzehher ise hiçbir şeyi hak etmeyen bir şekilde kıskançlık ve kontrol krizlerinin arasında ezilen masum bir karakter gibi kaldı.
Genel olarak roman, aşkı romantize etmekten çok, takıntı, bencillik ve duygusal yıkım üzerinden ilerleyen sert bir psikolojik anlatı sunuyor.
Hiçbir şey olmak tehlikeli iştir. Kimsenin görmeyeceğini umarsın, sonra bir gün bir bakarsın senden geriye toz kalmış sadece, göz ardı edilmekten yok olup gitmişsin.
Üç farklı kadın, üç farklı hayat ama tek bir kırılma noktası etrafında dönen bir hikâye.
Smita’nın hikâyesi en sert olanıydı; sistemin içinde sıkışmış bir hayatın “kaçış yok” hissini iliklere kadar geçiriyor. Sarah ise modern dünyanın içindeki başka bir tür baskıyı gösteriyor: güçlü görünme zorunluluğu ve kontrol kaybı. Bu ikisi arasında Giulia daha hafif kaldı; hikâyesi kötü değil ama diğer iki karakterin yaşadığı yoğunluğun gerisinde kalıyor.
Kitabın en güçlü yanı kadın hikâyelerini bir “örgü” gibi birbirine bağlaması. Ama aynı zamanda en zayıf yanı da bu: her hikâyeye eşit ağırlık vermemesi.
Yine de bazı kitaplar vardır, kusurlarıyla birlikte hissedilir. Bu da onlardan biri.