"Zamana durması için dil döktüğün, güneșe doğmaması için yalvardığın her seferi duydum. Aynı hislere benim de sahip olduğumu bilmeni istiyorum. Benim dakikalarıma, saatlerime, günlerime senin sahip olacağının sözünü vermek istedim." Uzun parmakları Vhalla'nın saati kavrayan parmaklarının üzerine kapandı. "Geleceğim senindir, Vhalla Yarl."
Hiçbir şey olmak tehlikeli iştir. Kimsenin görmeyeceğini umarsın, sonra bir gün bir bakarsın senden geriye toz kalmış sadece, göz ardı edilmekten yok olup gitmişsin.
Hasta olan o değildi. Asıl hasta olan ve tedavi edilmesi gereken toplumdu. Toplum zayıfları korumak, yanlarında olmak yerine tıpkı yaşlı filleri bir başlarına ölüme terk eden fil sürüleri gibi onlara arkasını dönüyordu.
"Bana tutunabilirsin."
"Düşerken mi?"
Bana her günün her saniyesi tutunabilirsin güzel sevgilim
Günlerin sonu gelebilir, yıldızlar ölebilirler
Başka yerlerde uyanabiliriz
Bilip bilmediğimiz tüm güneşler sönebilirler ve
Sen bana hâlâ tutunabilirsin
Hayat sahnesinde misin, yoksa tribünde mi oturuyorsun?
Dünyada iki tür insan vardır: yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler... Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler. Yaşamak, kendisi olabilmeyi ve yaşama etkin bir biçimde katılabilmeyi tanımlar. Bu, insanın kendi sorumluluğunu bir başka deyişle, hayatına anlam katma sorumluluğunu içerir. Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan daha az korkar, onun için sevebilir.