Gökçe

Gökçe
Çevirmenlik & İngiliz Dili ve Edebiyatı
Japon Edebiyatı
9/10
·80 syf.··
2023 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2023 13:01
Kitabın baş kahramanı Giovanni, kendini gerçek hayatında yalnız hisseden bir çocuktur. Bu yalnızlığını hayal dünyasını kalabalıklaştırarak bastırmaya çalışır. Hayalinde hiç de o kadar yalnız değildir, arkadaşı Campanella ile Samanyolu’nda bir tren yolculuğunda bulur kendini. Gerçek hayatta yalnızlığa yürüyen Giovanni, hayalinde arkadaşıyla birlikte mutluluğa koşar. Ve bu şekilde koşmaya devam ederlerse dünyanın öbür ucuna bile gidebileceğine inanır. Çünkü arkadaşı yanındadır, içindeki yalnızlık yerini çoktan mutluluğa bırakmıştır. Tren rayların üzerinde giderken, Giovanni mutluluğa daha da yaklaşır. Rota ise sonsuzluktur. İnsanın istedikten sonra her an her yerde bedenen olmasa bile ruhen olabileceği mesajı verilir. İnsan bulunduğu yerde değil de olmak istediği yerde var olur aslında. Tren yolculuğu devam ederken, bilet kontrolü için bir adam belirir. Ceketinin cebindeki biletin varlığından habersiz olan Giovanni, elini cebine atar ve bilet bulur. Üstelik bu bilet çok değerlidir, bu biletle göklerin ötesinde gönlünden geçen her yere gidebilir. Bu bilet aslında Giovanni’nin duyduğu hüznün yerini hayal dünyasında da olsa mutlulukla doldurabilmesi için bir ödüldür. Daha sonra, Giovanni kendini hayal dünyasında bile yalnız hissetmeye başlar. Çünkü arkadaşı Campanella’nın kendisinden uzaklaştığını hisseder. “Evrenin her köşesine beraber gidebileceğim bir kişi bile yok mu?” der. Kalbinin kırıklığı, içinin yeniden hüzünle kaplanmasına sebep olur. Trende yalnız kalan Giovanni ve Campanella, devam eden yolculuklarında gerçek mutluluğu aramaya çıkarlar. Daha sonra Campanella birden kaybolur, Giovanni ise rüyadan uyanır. Gerçek mutluluk denen bir şeyin aslında olmadığı vurgulanır burada. Campanella’nın olduğu yer bir anda karanlıkla kaplanır ve bu aynı zamanda Giovanni’nin de
Edebiyat
Galaktik Trenyolu'nda Gece VaktiKenji Miyazawa · İthaki Yayınları · 20231,569 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Victoria Dönemi Edebiyatı
7/10
·64 syf.··
2022 49. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2022 21:02
Mill; fikir özgürlüğünün, fikirleri ifade edebilme özgürlüğünün ve bunları harekete geçirebilmek için eylem özgürlüğünün gerekli olduğunu savunduğu kitabında, bireyin ve aynı zamanda toplumun gelişimi için “özgürlük” kavramının ne kadar elzem olduğunun altını çizer. Bu noktada ise Faydacılık (utilitarianism) ilkesi devreye girer. Bu ilkeye göre; eğer bir eylem sonucunda mutluluk getiriyorsa bu eylem doğru, mutluluğun tersini getiriyorsa yanlıştır. Bu bağlamda, eylem özgürlüğünün olumsuz sonuçları olma ihtimali sebebiyle, fikir özgürlüğünün eylem özgürlüğünden önce geldiğini belirtir. Ve bu özgürlük beraberinde değişimi de getirecektir. John Stuart Mill Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine
Edebiyat
Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü ÜzerineJohn Stuart Mill · Can Yayınları · 20203,642 okunma
9/10
·136 syf.··
2022 27. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2022 18:32
Bir yazarı tanımanın ve hayatı hakkında bilgi edinmenin en iyi yolu bence kendi kaleminden çıkmış kitapları okumaktır. Çünkü yazar kağıtlara kendi hayatını, kişiliğini yansıtır. Vincent Van Gogh'un, Paris'te bir galeri yöneticisi olan kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplarında iç dünyası, hayatı, kardeşiyle arasındaki ilişki görülüyor. Bunlara ek olarak bazı tabloları hakkında bilgiler yer alıyor. Vincent Van Gogh
Edebiyat
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
8/10
·90 syf.··
2021 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 14:32
Bir yazar düşünün… Küçük yaşta maruz kaldığı onca şeyin; savaşların, intiharların, siyasi olayların, dini etkenlerin arasında sıkışıp kalmış. Baskı ve disipline olan öfkesini, aile ve eğitimin önemini gözler önüne sererken takındığı eleştirel tavrı, üslubu ile sizi o günlerde yaşatıyor; Salzburg’da geçen günlerinin o kasvetli çocukluğuna götürüyor. “Salzburg’a gittiğimde ben de o şehri sevmeye hazırdım ama ondan nefret etmeyi kendi deneyimlerimle öğrendim.” diyor Bernhard. Henüz 13 yaşında. Kendini Sachrannen Sokağı’ndaki yurtta buluyor. Büyükbabası yazar Johannes Freumbichler tarafından yetiştirilen Bernhard’ın kitabında yazdığı şu cümle beni çok etkiledi: “Her genç en güvendiği ve en sevdiği insanı olabildiğince sık görmelidir ki bu insan benim için büyükbabamdı.” Thomas Bernhard’ın otobiyografik beşlemesinin ilk kitabıymış. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. Bütün olumsuz ifadelere rağmen, öyle bir şekilde bahsedilmiş ki o dönemlerin olaylarından, gerçeklerle yüz yüze geliyorsunuz. Bernhard’ın dediği gibi, benim de tüm benliğimle inandığım bir cümleyle bitirmek istiyorum: “İnandıklarımdan biri, hakikatin hiçbir koşulda baskıya ve şiddete yenilmeyeceğiydi.” Thomas Bernhard
Edebiyat
NedenThomas Bernhard · Sel Yayıncılık · 20151,042 okunma
10/10
·240 syf.··
2021 69. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 16:21
-“Bu nilüfer,” dedi Colin. -“Nilüferi mi var?” diye sordu Nicolas. -“Sağ ciğerinde,” dedi Colin. -“Ayrıca Chloé’nin çevresine sürekli çiçekler koymak gerekir,” diye ekledi Colin, “diğer çiçeği korkutmak için…” İğrenç bitkinin adını söylemek istemedi. -“Neden?” diye sordu Nicolas. -“Çünkü açarsa,” dedi Colin, “başkaları da olacak. Ama çiçek açmasına izin vermeyeceğiz onun.” Diyaloglarda adı geçen nilüfer bitkisini Vian, William Faulkner’in ‘Sivrisinekler’ adlı eserinde yaşlı ve mutsuz bir kadının zehirli bir çiçeğin kendi içinde büyüdüğünü hissettiği bölümden esinlenerek; yaşama aşık genç bir kızın, eşi Chloé’nin, gizemli ve sembolik bir hastalık olarak yerleştirmiştir akciğerine. Gün geçtikçe kızın akciğerindeki nilüferin kendisini daha fazla hissettirmeye başlamasıyla, içinde bulundukları şartlar da zorlaşmaya başlar. Colin, Chloé’nin içindeki nilüferi küstürsün diye odayı envai çeşit bitkiyle donatır sürekli. Fakat bir süre sonra, Colin’in iyi olan maddi durumu, çiçek bile alamayacak kadar kötü hale gelir. Chloé’nin yattığı oda, bu süre zarfında daralmaya başlar, burada yazar ekonomik zorluklara atıfta bulunur. Kitabın genelinde metaforlar yapılarak, okurun kitapta hakim olan acıklı havayı soluması sağlanmıştır.
Edebiyat
Günlerin KöpüğüBoris Vian · E Yayınları · 20242,216 okunma