'dur bakim, en son ne zaman ağlamıştım? 5 yıl önceydi sanırım.'
(işe başladım. her gün saçım başım dağınık içeri giriyorum. karşımda onun yüzü. tanrı aşkına, en son 5 yıl önce ağlamış bir insanla ne konuşabilirsiniz ki? kontrollü kadın didem. bir kontrol, bir kontrol… başka da bir şey yok zaten)
‘sen çok duygusalsın.’
(bunu söylerken yüzünde garip bir acıma duygusu. geri duyarlılıklı insanların özürlülere baktığı gibi bakıyor bana. neyi anlatsam ben şimdi? insan kavramını mı? sofistlerden başlayarak felsefe tarihini mi? yoksa buscaglia'dan ucuz örnekler de paklar mı bu kadını?)
"Yaşamak iyi şey" diye geçirdi aklından. "Keşke herşey bir düş olsaydı. Balığı hiç tutmamış, yatağımda eski gazetelerin üstüne uzanmış uyuyor olsaydım."
"İnsan yenilmek için yaratılmadı" dedi dokunaklı bir sesle; "Ademoğlu mahvolur ama yenilmez."
Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir.