Bırakmamız gerekenleri bırakmak, kontrol etme çabasından vazgeçmektir. Benlik, kontrolü, korkularını gizlemek ve onlardan kaçmak için kullanır. Saf korku güçsüzlüğe benzer. Korkudan kurtuluşa giden yol, paradoksal bir şekilde, kontrolü ele geçirmekten değil, çaresizliğimizi çevreleyen alana girmekten ve böylece bu duyguyu tam olarak hissetmekten geçer.
bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ,
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik,
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor azar azar zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
Ya da acaba efendimiz ne kadar yüksekteyse, tutsaklık zincirimiz de o kadar uzuyor ve o zaman çok geniş bir harmanın içinde sıçrayıp oynuyor, sonra ucunu bulamadan ölüyoruz, bunun adına da özgürlük mü demişiz yoksa?