Kitabı bitirdikten sonra bir süre düşündüm. Dünya da milyonlarca yıldır varolan evrenimiz de böyle bir eserin mükemmelliği kitaplara bir kez daha saygı duymamı sağladı. Sezarın hakkı Sezara. Victor Hugo yazdığı eserlerle baştan başa nadide bir yazar.
Her devrin bir kitabı vardır. Zamanın ruhunu, insanları ve kültürü inceler. Notre Dame'ın Kamburu da 15. yüzyılın sonlarına doğru Fransa'yı, Paris'i çizer adeta.
Kitapta tasvirleri yapılan katedraller, kuleler, saraylar, şehrin sokakları ve evler; mimarinin rolünü anlatır. Aslında 15. yüzyıl bir geçiş dönemidir mimari için.
İlk çağlarda insanlar geliştikçe fikirleri de gelişir. İnsan beyni düşündüklerini, zihinden daha kalıcı bir şeye kaydetme ihtiyacı duyar. Bu da taş olur. Zamanla insanlar düşüncelerini mimariyle ifade ederler ve yapılan eserlerin bir ruhu olur. Anlam ifade eder. Bu sayede kalıcılık korunur.
Gelişen dünya da Gutenberg'le matbaa ortaya çıkar. Ve matbaa-kitap mimariyi öldürür. Katedrallerde ki, kulelerde ki, saraylarda ki bu ruhsuzluğun acı bir şekilde sebebi budur.
Kitapta Zangoç Qasimodo; çirkinliği ve insan ruhunun kendisini adamasını temsil eder. Esmeralda güzelliği ve tutkuyu, Rahipse inandığı şeyleri bir çırpıda reddeden düşünceyi temsil eder.
Anne ve kızın yıllar sonra buluşması bütünüyle kitabın sonunu başa bağlıyor. Bu da okur için heyecan verici.
Kitabı okumak bende Orta Çağ tarihi ve eserleri hakkında merak uyandırdı. Gerçekten de bu eserler bir düşünce bir ruh halinin yansıması. Yüzyıllardır yaşanmışlıklarla beraber eserler harikulade bir anlama sahip.
İnsana gezme hevesi veren bir kitap daha! Victor Hugo
"Hey Cesur Yeni Dünya ki, içinde böyle insanlar var"
Kitap Margaret Atwood'un söylemiyle 20.yüzyıla gölgesini düşüren iki kitaptan biri.(Ütopya)
Sanayi çağının ve 1.Dünya Savaşının da etkisiyle toplumsal bir ütopya devleti kurar kitapta.
Bu yeni toplumsal devlet veya düzen amacı istikrar ve mutluluktur. Bundan dolayı da gerçeğe ve bilime (bir dereceye kadar) izin verilir. Çünkü bilim ve gerçek toplumu bireyselleşmeye iter. Bu da düzeni bozar.
Kitapta karşı bir metafor olarak günümüz veya eski çağın insanını temsilen Vahşi yazılır. Vahşi inandığı değerleri, gerçekliği, acıyı, aşkı ve özgürlüğü savunur. Shakespeare okur. Duyguları yaşar ve bu insanların bunları bilmeyişlerini kabullenemez. İnzivaya çekilir. Nefsini terbiye eder.
Cesur Yeni Dünya; defalarca okunmaya layık bir kitap. Her okunduğunda farklı bir şeyler ortaya çıkacaktır. Huxley kurgulanan topluma her geçen gün yaklaşıtığımızı belirterek; bu toplumun gerçekte ütopik bir toplum mu yoksa distopik bir toplum mu olduğunu sorar. Aldous Huxley
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Kitabı okurken ve okuduktan sonra garip hissettim. Belki de beğendiğim içindir.
Karayiplerdeki bir İngiliz sömürgesi ada da ve İngiltere de yaşadıklarını anlatır yazar. Kendi halkının mahkum olduğu bazı çaresizlikleri ve kültür çatışmasını dramatik bir şekilde anlatır. Dramanın da hayatın bir parçası olduğunu ekler.
Sonrasında siyasete atılır. Alt ve orta sınıftaki insanların desteğiyle iktidar olur. İktidar olduğunda bir boşluğa düşer. Sanki ip çekme yarışmasında karşı tarafı ipi birden bırakmış gibi olur. Burada aklıma Orwell'ın Hayvan Çiftliği geldi. Başarıya giden yolda hiçbir sorun yoktu fakat hedefe ulaşıldığında gerçek idealleri ortaya çıktı. Yazar, herşeyi o kadar güzel anlatabiliyor ki kitabı beğenmemek elde değil. V. S. Naipaul
Bütünüyle bir çok olaylar dizisi ve karmaşık duygular kitabın muhteşemliğini sergiliyor. Yaşar Kemal Cumhuriyet döneminde coğrafyanın karakterini de tanımlamış ve savaşın etkisini betimleyerek yazmış. Özellikle etnik köken olarak tasvir ettiği Anadolu halkının ( Türk, Kürt, Arap...)
kaderini uzun uzadıya anlatmış ve yaşamış. Etkileyiciliği ve tanımlaması açısından süregelen edebiyat yolunda eşsiz bir eser. Yaşar Kemal
Geçmişi, günümüzü ve geleceği kapsayan başarılı bir eser. Wells sosyalizmi kitapta dibine kadar savunuyor. Distopik toplumların yönetimin de felç haline gelen darbelerin kaçınılmaz olduğunu anlatıyor. Olaylar çağı tanımayan bir 19.yy insanı etrafında şekilleniyor. Medeniyetin aradan geçen zaman boyunca insani bir şekilde gelişmediğini ironik bir şekilde anlatıyor. Tüm bu politik fikirler eşliğinde geleceğin teknolojisini de fevkalâde bir şekilde gören Wells bu işin ustası... H. G. Wells