Daha çok anlat, dedim.
-Hoşuna gidiyor mu?
+Çok elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
-Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?
+Gider gibi yaparız.
"İnsaf et Anna!
Gidelim Buradan, senin masumiyetini bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.
Hesap etmeden haritaya bakmadan gidelim."